NATO Cardiff Zirvesi’nde Endişe Şifreleri

    Geçen hafta 5-7 Eylül 2014 tarihlerinde NATO’nun bu yılki zirvesi İngiltere’nin Galler bölgesindeki Cardiff’te gerçekleşti.
NATO Cardiff Zirvesi’nde Endişe Şifreleri

 İngiltere’de Başbakan Cameron ve Kraliçe Elisabeth’in, 18 Eylül’de yapılacak İskoçya’nın bağımsızlık referandumu için uykularının kaçtığı bu dönemdeki NATO zirvesi, uzun zamandır Avrupa’da ve Avrupa’ya bitişik coğrafyalardaki iki önemli gelişme sebebiyle oldukça önemliydi. Bunlardan ilki, Ukrayna’da giderek tırmanan Rusya-NATO gerilimi, diğeri de Irak ve Suriye’de algılattığı endişe bölge sınırlarını aşıp Avrupa’ya ulaşan IŞİD tehlikesiydi. Ama Türkiye, yeni Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kişisel özellikleri ve Obama ile neler konuşacağına odaklandığından, ne yazık ki önemli noktalar göz ardı edildi. NATO’nun Cardiff Zirvesi’ndeki 2 önemli olaydan ilki, Ukrayna-Rusya krizi, bu sebeple Rusya’nın Kırım’i ilhakı ve Ukrayna’nın doğusundaki bölgelerde Rus ayrılıkçılarla yaşanan çatışmalar ve Rusya’nın ayrılıkçıları desteklemesi üzerineydi. Ukrayna-Rusya geriliminde NATO’dan Ukrayna’ya tam destek açıklaması yapıldı. Bu maksatla “Çok Yüksek Hazırlık Ortak Görev Gücü” veya ‘öncü güç’, adı verilen acil müdahale gücü oluşturulmasına karar verildi. NATO gerek duyulduğu anda Doğu Avrupa’ya hızlı bir şekilde konuşlandırılacak olan bu acil müdahale gücünün 28 NATO üyesinin katkılarıyla 4 bin askerden oluşturulması ve 2 gün içinde istenilen bölgeye konuşlandırılması planlanmaktadır. Bu arada birliğin harekât ihtiyaçlarını karşılayacak malzeme, araç ve silahlar da konuşlanacak bölgede hazır olacak. Düşünülen ülkeler de Ukrayna’ya yakın NATO ülkeleri.Buna ilaveten Rusya tehdidi altında olduğu düşünülen Doğu Avrupa ve Baltık ülkelerinde NATO havada, karada ve denizde ‘düzenli’ varlık gösterecek, keşif ve gözetleme faaliyetleri icra edilecek. Öngörülen görev alanı ise ‘NATO topraklarıyla’ sınırlı kalacak. Adeta “Soğuk savaş” döneminden esintiler yani.    Bu maksatla Ukrayna, ABD, Türkiye, Kanada, İspanya ve Romanya’nın katılımıyla “Deniz Meltemi” adıyla, Ukrayna’nın Karadeniz’in batısındaki deniz sahalarında bir de deniz tatbikatı icra edildi. Gemiler Bulgaristan’ın Burgaz limanında harekete geçtiler. Bu tatbikatın ardından 15-26 Eylül 2014 tarihleri arasında “Rapid Trident/Çevik Zıpkın” adıyla bir başka bir askeri tatbikatın icrası planlandı. Türkiye’nin katılmayacağı bu tatbikata, NATO’nun 15 ülkesinden 1.300’ün üzerinde askeri personel iştirak edecek.     Zirve’de gözlerden kaçan bir diğer konu da, “Siber saldırılara” karşı ittifak desteği çerçevesinde önlem almak var. Bunun ayrıntıları zaman içerisinde daha da netleşecektir.    Cardiff Zirvesi’nin Diğer önemli konusu da IŞİD tehdidini yok etme üzerineydi. BM Genel Kurulu’nun 16 Ekim 2014’teki açılışına kadar “IŞİD’i yok edecek bir koalisyon” kurulması çağrısı yap. ABD, Avustralya, Kanada, Danimarka, Fransa, Almanya, İtalya, Polonya ve Türkiye’nin dışişleri ve savunma bakanlarının ortak toplantısında IŞİD’e karşı uygulanacak stratejinin nasıl olması gerektiği üzerinde tartışıldı.

    Bu toplantıda ABD Dışişleri Bakanı Kerry’nin “Buradaki herkes için kırmızıçizgi, karaya asker indirilmemesi!” ifadesiyle kara harekâtının yapılmayacağı vurgulandı. Peki, Irak ordusu ve peşmergeler, NATO’nun hava ve silah/lojistik destekleri ile IŞİD’i gerçekten durdurup şişesine geri sokabilir mi? Cevabı açık: Çok zor!    Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, uluslararası hukuka uygun şekilde IŞİD’e karşı kurulacak bir koalisyona katılmaya hazır olmakla birlikte, ancak “ne yapılabileceğine dair yeterli kanıt olmadığı sürece” Fransa’nın Suriye’ye yönelik eylemlere katılmayacağını bildirdi. Son Söz: NATO’nun Cardiff Zirvesi’yle Karadeniz biraz daha ısıtıldı. Ama hala Rusya’yı caydıracak önlemler alınabilmiş değil. Türkiye’den Montrö için baskılar artabilir. Herkesin korkusu haline gelen IŞİD konusunu ise yazmaya devam edeceğiz!
   Prof.Dr. Celalettin Yavuz, cyavuz53@gmail.com,