ORUÇ: ZORUNLU DEVLET DİNİ DERSİ İSTEMİYORUZ.

  Akdeniz Kültür ve Dayanışma Derneği Yön. Kur. Üye.  Mevlüd Oruç Yaptığı Açıklamada: Fikri hür, Vicdanı hür ve İrfanı hür nesiller Zorunlu Devlet Dini dersi ile yetişmez dedi.

ORUÇ: ZORUNLU DEVLET DİNİ DERSİ İSTEMİYORUZ.
 HERKESİN MEZHEBİ KENDİNE On milyonlarca vatandaşın itirazına rağmen Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi dersinin hala zorunlu olmasına en hafif deyimle yeter yahu diyoruz. En son Avrupa insan hakları mahkemesinin ( AHİM) "zorunlu din dersi olmaz" kararına karşı, yetkililer toplumun zekâsı ile alay eder sığlıkta açıklamalar yaptı. ALEVİYİZ Başbakanımız, Ateist, Materyalist soslu açıklamalarla din dersi ile ilgili taleplerimize kendince imaj suikastı yaptığını sanıyor.  Başbakanımız Ahmet Davutoğlu gibi düşünmüyoruz. Zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden mağdur olan bizim çocuklarımızdır. Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi adı altında TSE belgeli devlet dini dayatılıyor.  Başta Alevi, Hıristiyan ve Sünni bütün inançlara babalık yaptığını iddia ederek, önce birbirleri ile kavga ettiren, sonra hepsini sıra dayağından geçirende yine bu devlet dinidir. Bugün ülkemizde devlet dininin temsilcileri başta Diyanet İşleri Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Başbakan ve Cumhurbaşkanlığıdır. Alevileri Sünnilerle ve Sünnileri Alevilerle korkutarak mağdurları susturmak korku devletlerinin yöntemidir. Mağdurların mağduriyetini gidermek, haklarını iade etmek demokratik laik hukuk devletlerinin yöntemidir. ZORUNLU DEVLET DİNİ DERSİ Sayın Cumhurbaşkanımız zorunlu devlet dini dersine ikna etmek için bizleri “manevi boşluk, uyuşturucu, şiddet vb” ile korkutuyor. Manevi boşluk, uyuşturucu, şiddet vb sarmalın panzehiri zorunlu devlet dini dersi değildir. Eğer vatandaşa din gerekiyorsa onu da biz yaparız ceberut anlayışı manevi boşluğu, bataklığı yaratıyor. Vatandaşın doğuştan gelen veya hür iradesi ile benimsediği inanç makbuldür ve helaldir. Zorunlu devlet dini dersi helal değildir. Bütün inançlardan çocuklara tek din, tek mezhep dayatması yapılıyor. ZORUNLU MİSYONERLİKOkullarımıza ve öğretmenlerimize kanun yolu ile zorunlu misyonerlik faaliyeti yaptırılıyor. Zorunlu din dersleri, devlet dini ve devlet mezhebi lehine zorunlu misyonerlik odağı haline gelmiştir. Hâlbuki Atatürk öğretmenlere yaptığı hitabında: Fikri hür, Vicdanı hür ve İrfanı hür nesiller yetiştirmelerini ifade etmiştir. Ülkemizin kuruluş temellerine indiğimizde 1927 yılından itibaren din derslerine katılıma öğrenci velilerinin onayına bağlı olduğunu görüyoruz. 12 Eylül faşist darbesine kadar din dersleri hep seçmeli olmuştur. Çağdaş uygarlık seviyesine ulaşma hedefindeki ülkemize yakışır çağdaş uygulama bu olmalıdır. Bundan dolayı bugün de din dersi sadece talep eden öğrencilere verilmelidir. Biz Alevi bir aileyiz. Allahın ve doğanın Alevi anne babaya hediye ettiği en kutsal misafir olan çocuklarımıza okulda başka bir mezhep dikte ettirmek müşrikliktir, günahtır.  İnsan Hakları suçudur ve nefret suçudur.  Kendi çocuklarımıza inancımızı, namazımızı, geleneğimizi,  göreneklerimizi,  adetlerimizi, ritüellerimizi, bayramlarımızı yaşayarak öğretiyoruz.  Aile olarak inancımızın ve ahlakımızın dışarıdan takviye edilmesine ihtiyacı olduğunu düşünmüyoruz. Devletimiz ve milli eğitim bakanlığımız hiç zahmet etmesin lütfen.  İnancımıza “gölge etmesin, başka ihsan istemez.”  Bu yıl ilkokul 4. sınıfa başlayan kızım F. M. O’ un Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden muaf olması için Okuluna ve Samandağ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne dilekçelerimizi verdik.  Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 4 ders kitabını aile olarak inceledik ve bu kitabın bizim inancımıza aykırı olduğu kanaatine vardık.  EY MAĞDURLAR Din dersinden mağdur olan ailelere sesleniyorum. Kendi çocuklarımızın haklarını savunamazsak ve koruyamazsak neyi savunacağız ve neyi koruyacağız? Artık söz bitti sonuç almak için somut adım atma zamanı. Vakit geçirmeden dilekçenizi yazın ve okulunuza ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne verin. İnşallah olumlu neticeye ulaşırız. Olumsuzluk halinde mecbur kalırsak fiili olarak çocuklarımızı Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersine göndermeyeceğimizi deklere ediyoruz. Bu dersi neden istemediğimizi kızımıza anlattık. Ders sırasında yayılabilecek inancımıza zararlı bakterilere karşı çocuğumuzun bağışıklık sistemini güçlendirdik. Din kültürü ve ahlak bilgisi adı altında gelebilecek saldırılara karşı çocuklarımızı bilgilendirerek aşılamakta fayda görüyoruz. İnancımıza ve kültürümüze aykırı girişlere karşı çocuklarımızın akyuvarlarının uyanık kalmalarını sağlayacağız. Çocuğumuzun evde Alevi, okulda ise Sünni olmasını istemiyoruz. Olursa, insanın tek mezhebi olur.

                                                   MEVLÜD ORUÇ