Osmanlı İmparatorluğu'nda Göçmenler ve Tarikatlar Konferansı

Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Rektörü Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder, ''Kültürümüzün ve öz değerlerimizin tanıtılması ve araştırılması çok önemli'' dedi.
Osmanlı İmparatorluğu'nda Göçmenler ve Tarikatlar Konferansı
 Güder, MKÜ Tayfur Sökmen Kampüsü Atatürk Konferans Salonu'nda Washington Üniversitesi Öğretim Üyesi Sosyolog Prof. Dr. Reşat Kasaba tarafından ''Osmanlı İmparatorluğu'nda Göçmenler ve Tarikatlar'' adlı bir konferans öncesinde yaptığı konuşmada, ''İçimizden çıkan, araştırmacı bilim adamlar, toplumun önderlerini ağırlayıp kültürel varlıklarımızı tanıtmaya çalışıyoruz. Bugün de Antakya'da yetişmiş ve özellikle Anadolu üzerinde araştırmalar yapan Prof Dr. Kasaba'yı ağırlamanın mutluluğunu yaşıyoruz.'' şeklinde konuştu.

     MKÜ olarak gelişen dünyayı yakından izleyerek bunu doğrudan hayata geçirme adına çok sayıda bilim adamının deneyimlerinden faydalanmaya çalıştıklarını ifade eden Güder, ''İnsanın kendi asli duygularını keşfetme adına, sosyal bilimlerin fen bilimlerinden daha önemli olduğunu bir fen bilimi adamı olarak ortaya koymak istiyorum. Sosyal bilimler her zaman gelecek nesillerin liderlerini yetiştirir. Bu yüzden sosyal bilimlere kendi duygu dünyamızı daha iyi anlamak için önem vermek gerekiyor.'' diye konuştu.
     Sosyolog Prof. Dr. Kasaba, Osmanlı İmparatorluğu'nda göçmenler ve tarikatlar isimli sunumunda imparatorluğun kuruluşundan son dönemlerine kadar toplumun önemli bir kesimini oluşturan bu hareketli grupların yaşadığı değişimi aktarmaya çalıştı.
     Göçmenler ve devlet ilişkileri üzerine yazdığı kitap bulunduğunu belirten Kasaba, Osmanlı'nın kuruluştan 17. yüzyılın sonlarına kadar bu hareketli göçmen aşiretlerin yaşadığı değişimi çok iyi yönettiğini ve onları kontrol altına almak konusunda başarılı olduğunu söyledi.

     Kasaba, özellikler İran ve Anadolu coğrafyasında yaşayan bu hareketli grupların coğrafi koşullar yüzünden yerleşik hayata geçmediklerini, tarihin en eski dönemlerinden beri bu coğrafyada yaşayan tolulukların yerleşik olmayan bir hayat yaşadığının anlaşıldığını ifade etti.
     Bu toplulukları bir tek inanç bir yönetim içinde tarif etmenin mümkün olmadığını vurgulayan Kasaba, şunları kaydetti:
     ''Osmanlı güçlü bir merkezi yönetim kurmasının yanında bu hareketli gruplara da farklı haklar vererek kontrol altına almayı başarmıştır. Osmanlı bu göçmenleri kendi bünyesinde bulundurmasına rağmen bu grupların kendi öz benliklerini yaşamasına ve oluşturmasına imkan vermiştir.''
     Kasaba, 1500'lü yıllarda devlet niteliğinin oluşmasından sonra bütün bu hareketli aşiretlerin özel olarak korunduğunu, imparatorluğun can damarını oluşturan zengin gruplar olarak göze çarptıklarını söyledi.
     Göçmenlerin ancak 1689 yılında yaygın bir kayıt altına alınarak yerleştirilmeye çalışıldığını kaydeden Kasaba, bu dönemde yapılan yerleştirme politikası ile vergilendirme ve daha iyi kontrol altına alma amaçlandığını, fakat bu yerleştirme işleminin zorla değil ikna ederek yapıldığını ifade etti.
     Etkinliğe Vali Mehmet Celalettin Lekesiz, Antakya Belediye Başkan Vekili Serdar Güven, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Koç, Fakülte dekanları, öğretim görevlileri ve öğrenciler katıldı.