PKK Terör Örgütü Silah Bırakır mı

PKK terör örgütü, Öcalan’ın 10 maddelik “emir” gibi manifestosuna AKP iktidarından verilecek cevaba göre toplanarak, “Silahlı Mücadeleyi Bırakma” konusunu görüşecekmiş.
PKK Terör Örgütü Silah Bırakır mı

Burada “silah bırakma” değil, “silahlı mücadeleyi bırakma” söz konusu ama Başbakan Erdoğan’a bakılırsa silahlara veda ediliyor. Barış geliyor, huzur geliyor. Geliyor da geliyor. Ama hepsi lafta, hepsi “Hayal âleminde yaşayan adam”ın dilinde.Gerçek öyle değil ne yazık ki!Teröristbaşının niyetinden papatya falı açan bir başbakanımız var!Acaba PKK gerçekten silahı bırakır mı? Bunu 2013 Mart ayında da duymuştuk. Silahlarını bırakarak Türkiye’den ayrılacaktı. Ama görüldü ki, bu gerçekleşmedi. Hem PKK, hem de AKP iktidarı milleti kandırdılar. Bu durum, 5-9 Ekim 2014 “Kobani” bahanesiyle çıkan terör olayları sırasında bizzat Başbakan Davutoğlu tarafından, “Söz verildiği halde silahlı militanların Türkiye’yi terk ettiğini biliyorduk. Sırf Çözüm süreci zarar görmesin diye ses çıkarmadık!” denilerek 2 kez itiraf edilmiştir. Yani PKK, söz verildiği halde ilk denemede ne silahları bırakmış, ne de Türkiye’yi terk etmiştir. Tersine, geçen süre içerisinde Türkiye’de TSK’nin terörle mücadeleden el çektirilmesi ve 5442 Sayılı Yasa ile güvenlik güçlerinin elinin kolunun bağlanmasıyla iyice rahatlamıştır. PKK, hem kırsalda, hem de şehirde silahlarını istediği zaman kullanmaya, eylem yapmaya, sözde gençlik yapılanmasıyla militan devşirmeye başlamıştır. İstediği zaman vatandaşa kepenk kapattırmış, istediği zaman yol kapatmış, istediği zaman illegal gösteri yapmış, istediği zaman polis ve jandarma karakollarına ateş açmış, istediği zaman askeri kışlaya girerek Türk bayrağını gönderden indirmiştir.Sonuç itibariyle 2013 yılı başından itibaren “Silahlara veda” diye millete pompalanan çözüm süreci tek taraflı ve Türkiye’nin terör örgütü karşısında kaybettiği bir oyuna dönüşmüştür. Bu dönemde belli bölgelerdeki insanlar (Kürtler) sanki hepsi PKK’lı imiş gibi teröristlerin silahlarına teslim edilmiş, köy korucuları savunmasız bırakılmıştır.   2013’ten itibaren gelişen süreçte PKK, 4-6 bin civarındaki militan sayısını 10 bin civarına yükseltmiştir. Bu süreçte Türkiye’nin Suriye ve Irak gibi Kürt varlığının bulunduğu ülkelerdeki gelişmeler de PKK’nın silah bırakmaktan çok, belki de daha çok silahlanmasına sebebiyet vermiştir.    Bilindiği üzere önce Suriye’nin kuzeyinde ve Türkiye’ye yakın 3 yerleşim bölgesinde PKK’nın Suriye kolu PYD, Ocak 2014’te “özerk” kantonlar ilan etmiştir. Suriye’deki PYD-PKK’nın niyetleri arasında IŞİD’i koalisyon güçlerinin desteğiyle etkisizleştirdikten sonra Halep’in batısına sarkmak ve Akdeniz’e uzanmak da vardır.    Irak ve Suriye’de büyüyen IŞİD tehdidine karşı en büyük angajman bölge grupları içerisinde Kürtlere devredilmiştir. Irak’ta peşmerge, Suriye’de ise PYD-PKK, IŞİD’le karşı doğrudan çatışma içerisine girmişlerdir. Bu çatışma için “Eğit-Donat” şeklinde askeri eğitim verme, silah ve teçhizat yardımı da taahhüt edilmiştir.Peşmergeye İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya ve Türkiye askeri eğitim verirken, diğer ülkelerin silah ve teçhizat yardımı da olmuştur.Peşmergeye verilecek silahların PKK’ya geçebileceğine ilişkin endişeler bir yana bırakılmıştır. Ama Şubat 2015’in sonlarında, Almanya’nın peşmergeye verdiği zırhlı taşıtlara karşı kullanılan Milan füze silahlarından 200’ünün PKK’nın eline geçtiği öğrenilmiştir.Peşmerge, PYD-PKK’nın IŞİD’le çatışması devam etmektedir. Bunun sonunda Kürtlerin bağımsızlığı yolunda bir gelişme de ihtimal dâhilindedir. Böyle bir beklenti varken, PKK’nın silah bırakmayacağı gün gibi ortadadır. Son Söz: AKP ile PKK, bir gerilim, bir yumuşama derken, milleti kandırmaya devam etmektedirler. Bu kez de HDP Eşbaşkanı Demirtaş, AKP’yle yapılan ortak açıklamaya göre “İç Güvenlik Paketi”nin düzelmesini olmazsa olmaz diye dayatmaktadır. Koca Türkiye’nin cılız yöneticileri de “İmralı barışçı, ama HDP ile Kandil değil!” diye yanılmayı sürdürmektedirler!