Seçilecek Milletvekilinden Neler Bekleriz

Yüksek Seçim Kurulu seçim takvimini hazırladı.
Seçilecek Milletvekilinden Neler Bekleriz
Devlet memurları, geçen seçimlere göre bir ay önce istifa etmeye zorlandı. Siyasi partilerde olağanüstü hareketlilik başlarken, pek çok kişi milletvekilliği aday adaylığını açıkladı. Propaganda çalışmaları başlatıldı. Bunlar milleti ve devleti yönetemeyenlere “Maddi ve manevi herşeyimle bu işe talibim!” diyerek, elini taşın altına sokmakta olduğunun mesajının verilmesidir. Peki milletvekillerinden milletin ve siyasi parti genel başkanlarının istekleri nelerdir? Bu konuda biraz beyin fırtınası yapalım dedik!Daha önce “Milletvekili Adayı Belirlerken!” başlıklı bir yazıyla, adayların ne kadar harika bir özgeçmişe sahip olursa olsun, 3 hususun çok önemli olduğunu belirtmiştik: (1) Seçim bölgesinde iyi şöhrete sahip olmak. (2) İl-ilçe teşkilatı vicdanında kabul görmek. (3) Genel Merkez (Genel Başkan) tarafından seçilmeyi gerektirecek kadar “iyi” tanınmak.    Sahneye çıkan her bir aday adayının hayran kitlesi var. Her ne kadar sağduyu sahibi insanlar aday adayında mantık, bilgi, tecrübe, çalışkanlık, insani duygular, erişilebilirlik, çözüm bulma yeteneği, insan ikna gücü gibi özelliklerin olup olmadığına dikkat etseler de, önemli bir kısmı da sadece başlangıçta “iyi” tanıdığını zannettiği kişilere eğilimlidir.Anketlerde tercih sebebi sorulanların bir kısmı “Teşkilatta görev yaptı. Vekillik onun hakkı!” derken, “Ne hakkı?” sorusunucevaplamakta zorlanmaktadır. Bir sonraki adımda “Milletvekilinin sırf hak ettiği için mi Meclis’e gitmesini, yoksa millete hizmet edebilecek donanımla mı gitmesini istersin?” denildiğinde de, “Millete hizmet esastır!” demektedirler.Sorular daha da derinleştirilip “Peki vekil olmasını istediğin kişi devleti, Meclis’i, Türkiye’yi, seçim bölgesinin sorunlarını biliyor mu? Biliyorsa bunları çözebilecek bilgi, tecrübe, çalışkanlık, sabır, ikna yeteneği, proje üretme ve yönetme, analitik çalışma yetisi vb özelliklere sahip mi?” dediğinde daha da şaşırıp kalmaktadır. Yani asıl liyakatın millete ve devlete hizmet olduğu açıklandığında, tercihi “sağduyu”dan yana olmaktadır.Bir diğer aranan özellik, milletvekilinin “dokunacak” vetelefon mesafesi kadar yakın olmasıdır. Vatandaş şaibeli ve düzensiz değil, lekesiz ve düzenli hayata sahip, millete ve devlete hizmet edecek kişileri istemektedir. Vatandaş, hem kendi özel işleriyle (iş, atama, mülakat, seçim bölgesiyle ilgili muhtelif sıkıntılar) uğraşacak ve çözüm üretecek/veya en azından samimiyetle çabalayacaklardan yanadır. Yani insana saygı esas alınmaktadır.Gelişmiş demokrasilerde vekiller “bakan” adayı özellikleri taşırlar. En azından ihtisas komisyonlarında (Anayasa, Adalet, İçişleri, Savunma, Eğitim, Dışişleri, Çevre, İnsan Hakları, Dilekçe, Tarım ve Hayvancılık, Teknoloji vb) ile NATO, Avrupa Komisyonu Parlamenterler Meclisi vb özel komisyonları yönetecek donanıma sahiplerdir. Yurtdışıyla ilgili komisyonlarda yabancı dil (İngilizce, Almanca, Fransızca vb) ihtiyacı esastır.Komisyonlarda, özel komisyonlarda, çalışma grup ve komitelerinde projeleri yönetecek, fiilen projede çözüm üretecek şekilde çalışacak, siyasi partinin görüşlerini Meclis, Tv veya diğer yerlerde sakin ve ikna edici şekilde savunmak esastır. Tüm bunlar bilgi, tecrübe, zekâ, çalışkanlık, yönetim becerisi, ikna yeteneği, öfke kontrolü, parti disiplini içerisinde hareketi, bilgiye ulaşma ve kullanma becerisi ile taktiğine haiz olmayı gerektirir. Bilmediği konularda yanlışlar yaparak siyasi partiye helal getirmemek, yanlış ifade kullanmamak temel esastır.    Ayrıca siyasi partilerin genel başkanları da, sırası kişiye göre değişse de, adaydan en azından şunları ararlar: (1) Partiye yeterince hizmet ve ayrıca Meclis’te temsil özelliği (2) Lidere ve partiyesadakat(3) Seçim bölgesinde tanınırlık ve oy arttırma özelliği. (4) Teşkilatla uyum.    Son Söz: Görüldüğü gibi, milleti ve devleti yönetmeye talip olacaklarda aranan özellikler hiç de az değil. Teşkilatın ve Genel Başkan’ın görevi oldukça ağır. Şayet teşkilat “ahbap çavuş” ilişkisine sapmaz, partisini iktidara taşımak için sağduyu, akıl ve mantık çerçevesinde bir sorumluluk duygusuyla aday belirlerse, genel başkanları da rahatlatırlar.Yani her il için esas olan kişiler yerine, kendi partimizin, milletimizin, ilimizin ve devletimizin kazanmasıdır.
Prof.Dr. Celalettin Yavuz