SINIRLAR VE SIĞINMACILAR BİR SURİYE ÖRNEĞİ PANELİ

İstanbul Barosu tarafından düzenlenen “Sınırlar ve Sığınmacılar bir Suriye Örneği” paneline konuşmacı olarak katılan CHP Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz, önemli açıklamalarda bulundu.


SINIRLAR VE SIĞINMACILAR BİR SURİYE ÖRNEĞİ PANELİ
Resmi kaynakların açıklamalarını ve Suriye sınırına komşu illerdeki son durumu değerlendiren Eryılmaz konuşmasında; şunları söyledi: “Suriye ile olan 930 km sınırımız boyunca hiçbir güvenlik tedbiri bulunmamaktadır. Sınırlarımız adeta kevgire dönmüş durumda. Sınırlarımız her türlü kaçakçılığın hatta silah giriş-çıkışının dahi rahatlıkla yapıldığı ve teröristlerin de geçiş güzergâhı ve merkezi haline geldiği sınır konumuna gelmiştir. Suriye sınırındaki bütün gümrük kapıları silahlı terör gurupları tarafından işgal edilmiştir. Bu nedenle bölgede ekonomi felç olmuş durumdadır. Nakliyeci, ihracatçı, turzimci, sanayici, esnaf ve sınır ticareti ile uğraşan vatandaşlarımız iflasın eşiğine gelmiştir. Hükümet izlediği bu tehlikeli dış politika ile hem ülkemizi hem de bölgeyi ateşe atmıştır.Son resmi açıklamalara göre bugüne kadar Türkiye'ye 257 bin 663 Suriye vatandaşının giriş yaptığını ve bunlardan 75 bin 42'sinin ülkesine geri döndüğü ifade edilmiştir.Bugün itibariyle sadece çadır kentlerde kalan sığınmacıların il ve ilçelere göre dağılımı şöyle;
1 -HATAY 13 bin 639,

2-Gaziantep'te 34 bin 627 (8 bin 965'i İslâhiye, 7 bin 513'ü Karkamış, 18 bin 149'u Nizip barınma merkezlerinde),

3-Kilis’te 13 bin 544, Şanlıurfa'da 84 bin 420, (39 bin 442'si Ceylanpınar, 33 bin 743'ü Akçakale çadır kentlerinde, 11 bin 235'i Harran konteynır kentlerinde),

4-Kahramanmaraş'ta 16 bin 806,

5-Osmaniye'de 7 bin 952,

6-Adıyaman'da 9 bin 996,

7-Adana'da 1470 kişi barındırılmaktadır.Çadır kentlerde kalan bu sığınmacıların dışında ülkemizin değişik şehirlerinde ikamet eden yaklaşık 150.000 sığınmacı daha bulunmaktadır. Bu sığınmacıların nerede ve nasıl kaldığı ne iş yaptıkları nereye gidip geldikleri de bilinmemektedir.Son yapılan resmi açıklamalara bakıldığında AKP Hükümetinin yanlış Suriye politikasının ülkemize maliyeti 700 Milyon (Eski para ile 700 Trilyon) TL yi bulmuştur. Önümüzdeki süreçte sınırda Suriye topraklarında bulunan çadırlarda ciddi salgın hastalıkları tehlikesinin bulunduğu yetkililer tarafından ifade edilmektedir. Bu salgın hastalıklarının sınırlarımıza yayılmasının kaçınılmaz olduğu da ifade edilmektedir. Özellikle sınıra yakın bölgelerde yaşayan vatandaşlarımız ciddi şekilde can güvenliği endişesi taşımaktadır. Toplumun huzur ve güvenliğini tehdit eden bu durumlar maalesef kirli emperyalist emeller uğruna görmezden gelinmektedir.Suriye’de yaşanan çatışmalarda bu güne kadar yaklaşık 70.000 masum insan hayatını kaybetmiş ve on binlerce insan yaralanmış ve sakat kalmıştır. Bu çatışmalar neticesinde şehirler yakılıp yıkılmış, fabrikalar, işyerleri, evler ve tarihi–kültürel değerler yağmalanmıştır. Küresel güçlerin taşeronluğun yapan AKP iktidarının Suriye halkına götürdüğü demokrasi talan, kan, ölüm ve yıkımdır. Bu bilançodan silahlı guruplara her türlü desteği verenler sorumludur. Bu sorumluluklarından asla kurtulamazlar.”