SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ GELİŞEN OLAYLARI DEĞERLENDİRDİ

Hatay Valisi Sayın M. Celalettin Lekesiz’in başkanlığında düzenlenen ve ilimizdeki sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin katıldığı toplantıda, son günlerde ülkemizde ve ilimizde yaşanan Gezi Parkı olayı ile ilgili olarak ilimizdeki gelişmeler değerlendirildi.
SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ GELİŞEN OLAYLARI DEĞERLENDİRDİ
İl Özel İdaresi salonunda düzenlenen toplantıda konuşan Vali Lekesiz, kardeşlik bağlarımızın her zamankinden daha sıkı bağlarla perçinlenmesine ihtiyaç olduğunu söyledi. Sevgi ve kardeşlik konusunda dünyaya örnek olan Hatay’da yaşayan bireyler olarak, asırlardır hiç kimsenin telkinine ihtiyaç duymadan yaşayageldiğimiz kardeşlik ve sevgi iklimini canlı tutmaya ve gençlerimize daha güçlü bir biçimde bırakmaya mecbur olduğumuzu dile getiren Vali Lekesiz, ‘Zira sevgi ve hoşgörü konusunda söyleyecek çok sözü olan bir iliz ve geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimizin bu konuda bizlerden edineceği çok büyük kültürel birikim sözkonusu.’dedi.Gençliğin verdiği heyecanla ve yanlış yönlendirmelerle gençlerimizin bir takım fevri davranışlar içerisine girebileceğine dikkat çeken Lekesiz, ‘Onların duygularını istismar etmek isteyen kişi veya kişilere karşı birikim ve tecrübelerimizi işte bu noktada devreye koyarak ortaya çıkabilecek olumsuz bir durumu engelleme konusunda hep beraber görev yapılmalıdır.’ dedi.İlimizde insanımızı birbirine düşürmek Hatay’da kardeş kavgası başlatmak isteyenlerin olabileceğini de vurgulayan Lekesiz, ‘Lütfen bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonra da sağduyulu hareket edelim, saflarımızı daha sıkılaştırmamız, biraz daha dikkatli ve duyarlı olmamızda yarar var. Söylentilerin ilimizin sosyal, siyasal, kültürel, ekonomik enerjisini heba etmesine izin vermeyelim. Demokrasilerde ve insanın olduğu yerde her zaman farklı görüşler, farklı renkler olacaktır ve olmalıdır.
 
 Ancak bu farklı görüşler ilimizde yüzyıllar içinde oluşmuş olan kardeşlik atmosferine ve iklimine zarar verecek bir mecraya girmemelidir. ’şeklinde konuştu. Lekesiz şöyle devam etti: ‘Anavatana katılış mücadelesinde Hatay’ın tüm renkleri tam bir sadakat örneği göstererek her dinden ve mezhepten insanı ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayı yeğlemişlerdir. Bu gün bu salonda hep beraber teneffüs ettiğimiz değerler mozaiğinin önemini hiç şüphesiz hepimiz de çok iyi biliyoruz. Elbette bu kardeşlik ikliminden rahatsız olanlar da olabilir. İlimiz insanının engin hoşgörüsü, yüzyıllar içerisinde oluşan kardeşlik iklimi tarihten günümüze kadar her türlü zorluğun üstesinden gelmesini bilmiştir. Atalarımızın bize miras olarak bıraktığı bu hoşgörü ikliminin daha da güçlendirilerek gelecek kuşaklara aktarılması ve bütün insanlara esin kaynağı oluşturması hepimizin ortak dileğidir. Bu hoşgörü ikliminin yaşamasını sağlayan siz değerli hemşehrilerimize ve toplumun tüm kesimlerine teşekkür ederim.’ Daha sonra, Antakya Belediye Başkanı Doç.Dr.LütfüSavaş, MKÜ Rektörü Prof. Dr. H.Salih Güder, Hatay Barosu Başkanı Av.Sinan Akgöl, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ATB Başkanı M.Ali Kuseyri, HESOB Başkanı A.Kadir Teksöz, Antakya Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatif Başkanı Sabit Teksöz, Mimarlar Odası Hatay Şube Başkanı M.Yaşar Coşkun, Hatay Tabipler Odası Başkanı Dr.Selim Matkap, Antakya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ahmet Abdullahoğlu, Yeni Hatay Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ahmet Yetişen, Hatay Korunmaya Muhtaç Çocukları Koruma Derneği Başkanı Yurdagül Ergüner, ÇYDD Başkanı Nabi İnal, HASİAD Başkanı Gülay Gül, HAGİAD Başkanı Aydın Toksöz, AKADİM Başkanı İsa Aydın, Hatay Defne Tıbbi-Aromatik Bitkiler ve Doğaya Dönüş Derneği Başkanı Nidal Özdemir, Hatay Sosyal Dernekler Federasyonu Başkan Abdurrahman Taşçıoğlu,Türk Kadınlar Birliği Antakya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Nesime Melek, ATSO Meclis Başkanı Selahattin Eskiocak, Hatay Gönüllüleri Konseyi Derneği Başkanı Tahir Dönmezer, Antakya Sivil İnisiyatif Dönem Sözcüsü Alaaddin Taş konuya dair fikirlerini paylaştılar. Yapılan değerlendirmeler sonucunda; Hatay’ın birlik ve beraberlik duygusunun yara almaması için, içerisinden geçilen süreçte tüm kesimlerin üzerine düşen sorumluluğu yapması gerektiği konusunda değerlendirmeler ve görüş alışverişinde bulunuldu.