SURİYE GERÇEĞİNE DİKKAT ÇEKİLDİ

Hatay Sağlık Sen Şube Başkanı Feleytun Fatih GÖNÇ yaptığı açıklamada yaklaşık 1,5-2 yıldır savaş halinde olan komşumuz Suriye’den kaçarak ilimize sığınan Suriyelilere sağlık çalışanlarının gece gündüz demeden fedakârca sağlık hizmeti verdiklerini belirtti.
SURİYE GERÇEĞİNE DİKKAT ÇEKİLDİ

 Başkan Gönç konuşmasının devamında “15 Mart 2011’de muhaliflerin gösterileriyle başlayan, Nisan 2011’de tüm ülkeye yayılan ve sonrasında ülkemizde olduğu gibi tüm dünyanın gündemine oturan bir zulmü izledik, yazık ki izlemeye devam ediyoruz. Hatta izlemekle kalmayıp komşu ülkemizde yayılan bu savaşın baş tanığı ve kendimizce bir parçası olduk. Savaşın bu korkunç hararetini kendi içimizde yaşamaya başladık.”dedi Başkan Gönç “Biz, Selçuklu ve Osmanlı’nın torunları olarak tarihten ve inançlarımızdan aldığımız edeple yüzyıllardır zulme maruz kalanlara ferec; zulmetmiş ve sonra pişman olmuşlara da mahreç olmuş bir milletiz. Çözümsüzlük bazen bizim imtihanımız olsa da cümle alem bilir ki mazlum olarak ölmeyi zalim olarak yaşamaya tercih ederiz. Atalarımızdan aldığımız bu manevi mirası yüzyıllar sonra da hiçbir yitik olmadan yaşatmaya devam ediyoruz. Bunun en güzel örneği olarak Hatay şehrimizi rahatlıkla gösterebiliriz. Ha­tay “ba­rış şeh­ri­” un­va­nı­nı en çok hak eden bir ili­miz­dir. Ca­mi­nin, si­na­go­gun, ki­li­se­nin yan ya­na ol­ma­sı, in­san­la­rın ba­rış, kar­deş­lik, say­gı için­de ya­şa­ma­la­rı hep ör­nek gös­te­ri­lir. Ha­tay­’lı­lar, sı­ğın­ma­cı Su­ri­ye­li­le­re ku­cak aç­mış­, ek­mek­le­ri­ni on­lar­la gönül rahatlığıyla pay­laş­mıştır. Bugün burada herhangi bir ger­gin­lik ya­şa­nı­yor­sa bunun Ha­tay­’lılardan değil başka sebeplerden kaynaklandığını düşünmek elbette mantığa daha uygun gelir.”diye ifade ettiği konuşmasının devamında“Tür­ki­ye, dar ve zor du­rum­da ola­na geç­miş­te de ka­pı­la­rı­nı aç­mış­tı. 600 bin Irak­lı ay­lar­ca ül­ke­miz­de ba­rın­dı­rıl­mış­tı. Ge­len­le­rin kim­lik­le­ri, ba­rın­dık­la­rı kamp­lar bel­liy­di. An­cak Su­ri­ye­’den ge­len­ler için bun­lar söy­le­ne­mez. Kamp­lar­da ba­rı­nan­lar­da da oldukça faz­la de­ne­tim­siz Su­ri­ye­’li bu­lu­nu­yor. Si­lah­la­rıy­la, sah­te pla­ka­lı oto­mo­bil­le­riy­le do­la­şı­yor­lar. İş ye­ri açı­yor­lar, ka­çak­çı­lık ya­pı­yor­lar, ülkemizde bomba imal edip sınır ötesine gönderiyorlar. İşin kötüsü ülkemize sığınıp bu şekilde yaşayan bu insanlar ülkenin sahibi gibi davrandığını kaydetti.Kendisinin Hatay’ın öz evladı olduğunun bu basın açıklamasında özellikle altının çizilmesi gerektiğini belirten Başkan Gönç “Bütün bu yaşananlar karşısında şehrim adına, hemşehrilerim adına, ülkem adına, Suriyeli vatandaşlar adına, insanlık adına derin bir üzüntü içerisindeyim. Bizler vatandaş ve merhamet sahibi bireyler olarak tarihin üzerimize yüklediği bu vicdani görevi yerine getirmeye çalışırken devletimiz de birini diğerine tercih etme görüntüsü verme yerine eşitlik ve adalet ilkesini uygulamalıdır. Şu son bir buçuk yıla dönüp baktığımızda türlü sorunlarla, terörle uğraşan bu ülkede göçlerden sonra inanılmaz olaylar yaşandığına tanıklık ettik. Öncelikle bir sağlık çalışanı ve bu camianın içinde olan biri olarak; tedavi ettiği Suriyeli hastayı kendine kardeş bilip damarındaki kanı, ayağındaki çorabı, sırtındaki kabanı, elindeki ekmeğini, sofrasındaki yemeğini, gönlündeki sevgi ve merhameti paylaşan birçok sağlık çalışanı arkadaşımın sınırlarını zorlayarak en iyi hizmeti vermeye çalıştığına şahidim. Bu arkadaşlarım gibi birçok sağlık çalışanı arkadaşımın bu hizmeti alan kişiler tarafından sözlü ve fiziksel şiddete maruz kaldıklarını, tehdit edildiklerini gördüm. Bu bölgelerde çalışan hekim ve diğer sağlık çalışanlarına Sağlık Bakanlığınca başta özlük hakları ya da bir maaş ikramiye olmak üzere yaşadıkları onca zorluktan ötürü pozitif bir ayrım uygulaması gerektiği inancındayım. Bu kanaatimi bulunduğum birçok platformda dile getirmekle birlikte; hem bir sağlık çalışanı hem de bir sivil toplum örgütü yöneticisi olarak bu arkadaşlarımın yanında oldum.”dedi.Açıklamasının sonunda Başkan Gönç “Biz Türkiye Cumhuriyeti ve halkı olarak amaçlarımızı, ideallerimizi, hayallerimizi gerçekleştirmeye çalışırken insani vazifelerimizi yapmaktan asla geri durmuş bir millet değiliz. Masumların ve mazlumların yanında olmaya her zaman devam edeceğiz. Bu kimliği kullanarak huzur bozmaya çalışanların da daima karşısında olacağız. Bugün ülkemizin geldiği şu durum içinde bir vatandaş, sorumluluk sahibi bir birey olarak düşündüklerimi ifade etmek ve ilgililerin detaylarına kadar bildikleri bu konuya tekrar işaret etmek istedim. Amacım kimseyi suçlamak veya yermek değildir. Toplum olarak hassasiyetlerimize ve sorunlarımıza temas etmeye çalışmak hepimizin görevi olmalıdır.”diyerek önümüzdeki günlerde bu güzel barış ikliminin devam edeceğine dair umutlarının daima süreceğini belirtti.

 

                                                                                               Feleytun Fatih GÖNÇ                                                                                                                                         Şube Başkanı