TIBBİ VE AROMATİK BİTKİLER MÜZESİ TRT EKRANINDA

 Vali Lekesiz, TRT Haber’de yayınlanan, yönetmenliğini Derya Atasoy’un, sunuculuğunu Mustafa Özen’in yaptığı ‘Gündem’ programının canlı yayın konuğu oldu.
TIBBİ VE AROMATİK BİTKİLER MÜZESİ TRT EKRANINDA
Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Müzesi’nden gerçekleşen canlı yayında Vali Lekesiz, 200’ün üzerinde şifalı bitkinin sergilendiği ve alanında Türkiye’de ilk olan müze hakkında TRT Haber izleyicilerine bilgi verdi. Doğru işin doğru yerde yapılması gerektiğine dikkat çeken Vali Lekesiz, “Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Müzesi’nin olması gereken yer Hatay’dır. Tıbbi ve aromatik bitkiler günümüzde daha da yoğun olmak üzere antik çağlardan bu yana sağlık alanında hastalıkların tedavisinde kullanıldı. Ayrıca sanayinin çeşitli kollarında, beslenmede, tatlandırmada, çeşnide kısacası hayatın hemen her alanında bu bitkiler var. Amanos Dağları, ilimizde 5 ila 35 kilometre arasında değişen genişlikte ve 200 kilometre uzunluğunda bir dağ silsilesi. Biyolojik çeşitlilik, bitki türlerinin zenginliği açısında muhteşem bir alan. Sadece ülkemizde değil dünyada da önemli bir merkez. İlimizde yaklaşık 2000 bitki türü yetişiyor. Bunların 300’ü endemik bitki, 400’ü ise tıbbi ve aromatik bitkidir. Bu belirlemeler konunun uzmanları tarafından tespit edilmiş ve tescil edilmiş durumdadır. Söz konusu zenginlikler, günümüzde çok daha fazla hayatın içerisine girdi. O halde; bunların geliştirilmesi, korunması, konu ile ilgili tarımsal sanayinin geliştirilmesi, ilimizin turizm sektörüne bir de tıbbi ve aromatik bitkiler penceresinden bakılabilmesi, kısacası ilimizin tanınırlığının bilinirliğinin bu açıdan da destekte bulunularak artırılması ve bunların bir taraftan ekolojik yapı muhafaza edilirken diğer taraftan da ekonomiye aktarılmasıyla ilgili bir müze açılmasının isabetli olacağını değerlendirdik ve Türkiye’nin ilk Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Müzesi’ni açtık.” diye konuştu. Müzenin, eski bir Antakya Konağı’nın restore dilmesiyle oluşturulduğunu da ifade eden Lekesiz, “Kültür mirası bir toplumun yüzyıllar, binyıllar içerisinde elde ettiği birikimin sonucunda ortaya çıkıyor. Bizim kendi kültür mirasımızdan örnek olan bu konak da insan-mekan ilişkisini yansıtması açısından fevkalade önemli.
 
 
 
Güçlü bir gelecek kurmak isteyen birey ya da toplum geçmişten vazgeçemez çünkü geçmiş güçlü bir geleceğe yürüyüş açısından beslenilecek, yararlanılacak en güçlü hazinedir. Müze olması için seçtiğimiz bu binanın restorasyonunu yaptırdık. Böylece söz konusu kültür mirasını da yeniden hayatın içerisine çektik.” şeklinde konuştu. Müzede, tamamı ilimizde yetişen 280 çeşit tıbbi ve aromatik bitkinin fotoğrafının, 200’den fazla bitkinin de asıllarının ziyaretçilerin ilgisine sunulduğunu ifade eden Lekesiz, öte yandan akademisyenler tarafından yapılan hangi bitkinin hangi hastalığa iyi geldiği konusundaki araştırma sonuçlarının da yine buraya gelen ziyaretçilerle paylaşıldığını söyledi. Vali Lekesiz, sağlık alanı başta olmak üzere daha pek çok alanda kullanılan tıbbi ve aromatik bitkilerin ayrıca edebiyatta, şiirde ve türkülerde de kullanıldığına dikkat çekerek, müzenin duvarlarını da süsleyenTürk Dili ve Edebiyatı tarihinin en büyük şairlerinden olan Yunus Emre’ye ait dizeleri örnek gösterdi. Programda müzenin oluşmasında büyük emeği bulunan Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet İlçim de müze ile ilgili olarak teknik konularda bilgi verdi. Müzede; fesleğen, adaçayı, defne, kantaron, karabaş otu, hartlap, çakşır kökü, meyan kökü, taş nanesi, böğürtlen kökü, erguvan yaprağı, pelin otu, asma, hatmi gülü, ebegümeci ve ölmez çiçeği gibi bitkiler bulunuyor. Bitkilerden elde edilen hoş kokusu ve mükemmel tadıyla oldukça farklı içecekler ve yine bitkilerden elde edilen birbirinden hoş kokulu karışımlar da ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor.