Tomalar CHP Milletvekillerini Hedef aldı

Hatay'da Ahmet Atakan'ın cenaze töreninin ardından Antakya Gündüz Caddesi'nde çıkan olaylarda göstericilere yapılan müdahale sırasında TOMA'lardan sıkılan basınçlı suya hedef olan CHP Hatay Milletvekili Av.Refik Eryılmaz olay anını değerlendirdi.

Tomalar CHP Milletvekillerini Hedef aldı
Polisler milletvekili olduğumuzu bildikleri halde bizi hedef alarak TOMA'dan su sıktılar. Aslında devlet kendi ayağına kurşun sıkıyor, polise duyulan güven giderek daha da azalıyor" dedi. ODTÜ'deki gençlerin başlattığı "DirenODTÜ" eylemine Antakya'dan destek vermek amacıyla gösteri yaparken yaşamını yitiren 23 yaşındaki Ahmet Atakan'ın "polisin attığı gaz bombası kapsülünün başına isabet etmesi sonucu" mu yoksa bir binanın damından düştüğü için mi öldüğü sorusu henüz net ve kesin yanıt bulabilmiş değil. Yanıtı aranan bir diğer soru ise Antakya'daki cenaze töreninden sonra polislerle göstericiler arasında arabuluculuk görevi yapmak isterken polisin gazlı ve tazyikli su müdahalesine maruz kalan milletvekilleri. Olaylara ilişkin açıklamada bulunan Milletvekili Eryılmaz;Cenazeyi defnettikten sonra gençlerin Armutlu Mahallesi'nde toplanarak protesto gösterisi yapmaya çalıştığını yetkililere belirttik. Uyarılarımızı dikkate almayan kolluk güçleri maalesef gruplarla karşı karşıya geldi. Tazyikli su ve biber gazı sıkılıyordu. Biz CHP'li dört milletvekili, partili başkanlarımızla birlikte emniyet yetkililerinin yanına gittik. Dedik ki, 'Empati kurun, şiddet kullanmayın, acıları var bu insanların, anlayış gösterin'. Hatta müdürün adını da aldım, İzzettin Emre diye bir yetkiliydi. Ters ve kaba bir üslubu vardı. Israrla 'Ben bu yolu açarım' diyordu. Biz de gençlerle görüşmek için yanlarından ayrıldık. Gençleri sakinleştirmeye gidiyorduk ki birden TOMA'dan üzerimize tazyikli su sıkılmaya başlandı. Ne olduğunu anlayamadık. O yetkilinin TOMA'ya 'sıkabilirsiniz' diye emir verdiğini öğrendik. Bizlerin milletvekili olduğumuzu bildiği halde oradaki TOMA'ya su sıkması talimatını bile bile veren o yetkilidir. Bizi hedef alarak su sıktılar. Yardımcı olup da arkadaşlarımız beni tutmasa idi ciddi şekilde düşebilir veya yaralanabilirdim. Tazyikli su ile müdahale edilince CHP Hatay milletvekili Hasan Akgöl'ün yere düştüğüne dikkat çeken Refik Eryılmaz, şöyle devam etti: Hasan bey o anda yere düştü. Hepimiz aynı yerdeydik. Biz müdürün yanından ayrılmış ve gençlerin yanına gidiyorduk ve sadece 30-40 metrelik mesafenin içindeyken saldırıya uğradık. Sonra dönüp o müdüre 'Sen ne yapmaya çalışıyorsun?' diye sorduk. Bir de tutup “Ben görevimi yapıyorum” demesin mi? Böyle görev yapılmaz. Evet, asayiş önemli, önlem almak önemli elbette ama orada barışçıl gösteri yapan gençlerin can güvenliğini sağlamak ve halkın seçtiği milletvekillerine özen göstermek de görevin.Türkiye'nin her yanında polis kaba, sert, şiddet yanlısı bir tutum sergiliyor. Polisin tutumunun her yerde giderek sertleştiğine dikkat çeken Eryılmaz, Başbakan Erdoğan'ın bu yöndeki yaklaşımı yüzünden sorunun çözülemediği kanısında: Polisi şiddete teşvik eden bu politika, vatandaşlarımızda bir güvensizlik oluşturmuştur. Gezi eylemlerinde hayatını kaybeden Ali İsmail'in katillerinin yakalanmaması nedeniyle vatandaşlarımız yaşanan olaylara haklı bir şüpheyle bakıyor. Devlet kendi ayağına kurşun sıkıyor. Hukuk uygulansa, faillerin üzerine cesaretle, objektif biçimde gidilse bu yaşananlar yaşanmayacak. Antakya'daki olay ve gösteriler sırasında yaptığı bir gözlemini de paylaşan CHP Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz şöyle devam ediyor: Başbakan diyor ki 'talimatı ben verdim.' Hayır veremezsin. Verirsen o polis, milletvekiline de sıkar vatandaşa da sıkar. Öyle kontrolsüz bir güç kullanmaya başlar ki telafi edilemeyecek sonuçlar doğurur. Örneğin Antakya'da olduğu gibi, sağa sola TOMA'dan su ve gaz sıktırır. Hatta evlerin içine sıkar, sıktılar da. Balkondan olayı seyreden sıradan vatandaşları hedef alır, aldılar da. Ülke genelinde can kayıpları ve sakat kalma olayları yaşanır, yaşattılar da. 300 kişi gösteri yapıyor diye bütün mahalleyi cezalandırmaya ne hakkınız var. Sizin göreviniz can güvenliğini sağlamak mı yoksa tehdit etmek mi? Onurlu Armutlu halkını ve gençlerini rahat bırakın. Kısa süre öncesine kadar Hatay en huzurlu şehirlerden biriydi. Maalesef Başbakanın iflas eden Ortadoğu politikası ve kent merkezindeki yaklaşık 100 bin yabancı da bu olayların büyümesinde etkili oldu. Gerek huzur ve kültür şehri Hatay'ımıza gerekse ülkemize emperyalist politikalarınız uğruna büyük bedeller ödettiniz. Duyarlı halkımız bu yaşananların hesabını er yada geç sizlerden soracaktır. Haklı mücadelelerinde daima halkımızın yanında olduk ve olmaya devam edeceğiz. Tomalarınızı, Akreplerinizi, Polisinizi alın Suriye sınırında terörist gurupların ülkeye girişine engel olmak için kullanın. Tomalarınızı, akreplerinizi ve polislerinizi derhal Armutlu sokaklarından çekmenizi bekliyoruz! Ülkemizde yaşattığınız bu kaosun ve kargaşanın derhal sona erdirilmesini barışçıl yollarla sağlamanızı bekliyoruz. Aksi takdirde tarih sizlerden hesap soracaktır." değerlendirmesinde bulundu.