TÜRKİYE-AB KARMA PARLAMENTO KOMİSYONU 66. TOPLANTISI

DEVLET BAKANI VE BAŞMÜZAKERECİ BAĞIŞ: -''TÜRKİYE'DE BU KADAR KARARLILIK VARKEN AB'DE AYNI KARARLILIĞI GÖREMEMENİN ÜZÜNTÜSÜ İÇERİSİNDEYİZ'' -''TÜRKİYE'YE SÜREKLİ SANAL TEKLİFLERLE, SUNİ GÜNDEMLERLE YAKLAŞILMASI DA BİZİM KABUL EDEBİLECEĞİMİZ BİR YAKLAŞIM TARZI DEĞİLDİR. TÜRKİYE'NİN ÇİFTE STANDARTLARA VEYA YAPILAN HAKSIZLIKLARA BOYUN EĞMEYECEĞİ BİLİNMELİDİR
TÜRKİYE-AB KARMA PARLAMENTO KOMİSYONU 66. TOPLANTISI
 Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ''Türkiye'de bu kadar kararlılık varken, AB'de aynı kararlılığı görememenin üzüntüsü içerisindeyiz'' dedi.
     Bağış, Ottoman Palace'de düzenlenen Türkiye-AB Karma Parlamento 66. Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, toplantının Hatay'da yapılmasının ayrı bir anlamı olduğunu belirterek, kentin dünyada eşi benzeri olmayan bir tarihe sahip olduğunu, farklılıkların kardeşlik ve dayanışma içinde yaşadığı örnek bir şehir olduğunu söyledi.
     Bugün AB sürecinde 33 faslın 13'ünü açtıklarını ancak geriye kalan 20 faslın 17'si üzerinde siyasi engeller olduğunu anlatan Bağış, ''Maalesef konsey kararı ile bizim fasıl kapatmamız imkansız hale getirilmiş durumda. Ama bütün bu sıkıntılara rağmen felaket senaryolarına tenezzül etmiyor, aynı azim ve kararlılıkla bu süreci tamamlamak için çalışıyoruz'' diye konuştu.
     Bağış, iktidar ve muhalefetin bütün mensuplarına teşekkür etmek istediğini belirterek, 2 hafta önce TBMM'de AB'ye çok açık ve net bir mesaj verdiklerini kaydetti.
     Normal şartlarda 5 yıl sürmesi gereken 3 bin 200 maddeden oluşan Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu'nu 5 gün gibi kısa bir sürede el ele vererek geçirdiklerini belirten Bağış, ''Aslına bu TBMM'nin bir deklarasyonuydu. Anlamak isteyen AB camiasına 'Biz istediğimiz zaman 5 yıllık işi 5 günde yapabilecek kadar azimliyiz'' mesajıydı bu. Ama Türkiye'de bu kadar kararlılık varken AB'de aynı kararlılığı görememenin üzüntüsü içerisindeyiz'' dedi.
     Türkiye'nin sonunu göremeyeceği bir yola hiçbir zaman girmediğinin altını çizen Bağış, şöyle devam etti:
     ''Bundan sonra da girmeyecektir. Dolayısıyla Türkiye'ye sürekli sanal tekliflerle, suni gündemlerle yaklaşılması da bizim kabul edebileceğimiz bir yaklaşım tarzı değildir. Türkiye'nin çifte standartlara veya yapılan haksızlıklara boyun eğmeyeceği bilinmelidir.
     Biz AB sürecine bir bilim kurgu filmi gözüyle bakmıyoruz ama gerçeklerin kurgu, kurguların gerçek haline dönüştüğü bir süreçle karşı karşıya bırakılmamız da bizi üzmektedir. Tüm çifte standartlara ve zorluklara rağmen AB sürecinde çok kararlıyız. Ama bunda toplumun görüşünü de çok önemsiyoruz. Son anketlerde halkın 3'te 2'si tüm bu zorluklara rağmen AB'ye girebileceğimizi düşünüyor ve destekliyor. Ama toplumun yine 3'te 2'sinin de AB'ye üye olamayacağımızı düşündüğünü görüyoruz. İçinde bulunduğumuz bu ikilem önemli bir mesajdır.''
    
     -''FİŞİ ÇEKEN TARAF BİZ OLMAYACAĞIZ''-
    
     Bağış, AB sürecinde son 8 yılda önemli bir noktaya geldiklerini belirterek, bu rağmen Türkiye AB'ye yakınlaşmaya çalışırken, AB'de de Türkiye'den uzaklaşmak isteyen çevrelerin olduğunun farkında olduklarını ifade etti. Bağış, şöyle konuştu:
     ''Ama Türkçe'de 'kaçan kovalanır' diye çok güzel bir deyim vardır. AB'de de bizden kaçmak isteyen çevreler oldukça biz onları kovalamaya, her koşulda bu sürecin içerisinde olmaya ve sınırı olmayan reform irademizden taviz vermemeye kararlıyız. Moda tabirle fişi çeken taraf biz olmayacağız.
     Türkiye'yi masadan kaldırmaya zorlayacak her türlü muhtemel adım ve girişimlere karşı direnç içerisinde olacağız. 'Madem fasıl açmıyoruz o zaman neden uyum yasalarını çıkaralım' gibi bir mantığı da asla kabul etmiyor, yarın AB üyesi olacakmış gibi hazırlıklarımızı devam ettiriyoruz. Son 2 yılda 30'a yakın yeni yasayı ve 200'ün üzerinde yönetmeliği AB sürecinde uygulamaya koyduk ama bu kararlılığa rağmen bazı eleştirilerle karşılaşıyoruz.''