Türkiye’nin ilk Arap Halkları Araştırma Merkezi kuruldu‏

Türkiye’nin ilk Arap Halkları Araştırma Merkezi kuruldu. Antakya Kültür Merkezinde gerçekleşen etkinlikte Ortadoğu Arap Halkları Araştırma Enstitüsü başkanı Selim Matkap selamlama konuşması yaptı. 
Türkiye’nin ilk Arap Halkları Araştırma Merkezi kuruldu‏
Enstitünün açılış etkinliğinde sunuculuğu Tülay Hatimoğulları ve İbrahim Sayman yaptı. Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir, Prof. Dr. İskender Sayek, Antropolog Şule Can birer konuşma yaptılar. Etkinliğe Samandağ Cem evi başkanı Tevfik Fatmaoğulları, Samandağ Kalkındırma Derneği Başkanı Orhan Cabir, Akdeniz Kültür Derneği adına yönetim kurulu üyeleri katıldı.Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir Konuşmasında: “Değerli katılımcılar; heyecan duyduğum bir sürecin başlangıç adımlarını atacağımız enstitünün bu coğrafyada çok hayati öneme sahip olduğunu ifade ederek hepinizi saygıyla selamlıyorum. “dedi  Başkan Nehir konuşmasında: “ Ortadoğu’da her ne kadar farklı etno-dinlere mensup halklar olsa da ben Arap Alevilerle ilgili birkaç söz söylemek isterim. Arap aleviler uzun tarihleri boyunca büyük acılarla karşı karşıya gelmiş. Kitlesel katliamlara, sürgün ve mahkûmiyetlere maruz kalmışlardır. İslam’ın erken dönemlerinde uğradıkları haksızlıkları Emevi ve Abbasi saltanatlarının zulümleri izlemiştir. İçe kapanma, dağılma, kaçış nerdeyse atalarından aldıkları mirasları olmuştur. Osmanlının 16.yüzyıl başlarında Suriye’yi elde etmek için yaptığı seferlerde ortaya çıkan kıyımlar zirve yapmıştır. Arap alevi kimliğinin belirleyeni şiddetin kendisi olmuştur. Yüzlerce yıl baskı ve şiddet koşulları onların gözlerden uzak coğrafyalarda, özellikle dağ doruklarında, yalıtılmış koşullarda yoksulluk ve yoksunluk içinde yaşamaya zorlamıştır. Bu genel şiddet ortamı onları hem daha içe kapalı bir toplum haline getirmiş hem de siyasal iktidarlara güvensiz kılmıştır.”dedi
                Başkan Nehir Konuşmasında:  “Cumhuriyet döneminde de benzer uygulamalar yaşanmış. Gerek dini inançlarımız gerekse etnik kimliğimiz sürekli asimile edilmeye çalışılmıştır. Bu günümüzde arap-alevi ailelerin çocuklarının dillerine ve kültürlerine hızla yabancılaşan bir süreç yaşanmaktadır. Hâlbuki anadil insanın bütünlüğünün asli öğesidir. Dil vazgeçilmez insani varoluş şeklidir. Kendi benliği ile başka benlikler arasında ilişki kurabilmede en doğal parça dilin kendisidir. Türkiye’de resmi dil dışındaki diller üzerinde kimi zaman yumuşasa da hep bir baskı kurularak temel bir insan hakkı engellenmekte, böylece kişilerin insani varoluşlarına zarar verilmektedir. İnsanların hikâyeleri benlikleri gasp edilmektedir. Bu insanlık suçu ülkemizde yıllarca işlendi ve yaralı benliklerde bolca üretildi. Anadili özgür, hukuksal, siyasal, toplumsal koşulların yaratıldığı bir ülke haline dönmemize bu enstitünün katkısı olacağına inanıyor herkese saygılar sunuyorum.”dedi.Açılış konuşmasını enstitü başkanı Dr. Selim Matkap yaptı.Matkap:”Buradan dostlarım ne kanamak ine birbirimizi kanatmak, yaralarımızı deşmek gibi bir derdimiz var. Ancak hakikat arayışı hem kendimizi daha iyi tanımak, hem başkalarıyla daha sağlıklı zeminlerde tanışmak amacıyladır. Bizler gerçek bir ortak yaşam kuracaksak eğer, kendimizi iyi tanımalı ve doğru şekilde tanıtmanın yollarını bulmalıyız. Ortadoğu Arap Halkları Araştırma Enstitüsü bu serüvenin adıdır. Herkesle ve her türlü katkıyla yürüyelim isteriz. Bunun Uzun erimli bir yolculuk olduğu hepinizin/hepimizin malumudur.Buradan bu yolculuğun başlamasına katkı veren, başlatan, sürmesini sağlayan Şule Can’ a, TülayHatimoğulları’ na, Abdulmesih Hurigil’e, İbrahim Sayman’ a, Yusuf Berkyürek’e,Tarık Ceyhan’a ,onursal başkanımız Prof. Dr. İskender Sayek’e, Hasan Sivri’ ye, Uğur Akgül’e, Bülent Kaplan’a, Defne, Arsuz, Samandağ Belediye Başkanlarına teşekkür ederim. “dedi.Enstitünün kurucu üyelerinden üyesi Tülay Hatimoğulları, enstitünün Doğu Akdeniz ülkelerinde yaşayan Arap halkının tarihsel ve kültürel gerçeklerini ortaya çıkararak, halkların bir arada yaşama talebini ve Ortadoğu'da inşa edilecek halkların barışına katkı sunmayı amaçladığını kaydetti.