VALİ ESNAF TEMSİLCİLERİYLE KAHVALTIDA BULUŞTU

 Vali Lekesiz, Hatay Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nin (HESOB) ev sahipliğinde gerçekleşen kahvaltıda, esnaf temsilcileri ile bir araya geldi.
VALİ ESNAF TEMSİLCİLERİYLE KAHVALTIDA BULUŞTU
 Bendevi Palandöken Kültür Evi’nde gerçekleşen kahvaltıya, Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Rektörü Prof. Dr. H.Salih Güder, İl Jandarma Komutanı J. Alb. Mustafa Başoğlu, İl Emniyet Müdürü Ragıp Kılıç, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Antakya Ticaret Borsası Başkanı M. Ali Kuseyri, Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Hikmet Çinçin, HESOB Başkanı A.Kadir Teksöz, ATSO Meclis Başkanı Selahattin Eskiocak, Antakya Ortodoks Kilisesi papazlarından Dimitri Doğum, Antakya Ortodoks Kilisesi Ruhani Reisi Jan Delüller, esnaf odası temsilcileri ile mahalle muhtarları katıldı.Lekesiz, yaptığı konuşmada birlik ve beraberlik mesajları verdi.Dedelerimizin, yaklaşık 90 yıl önce adeta izmihlalin eşiğine gelmiş bir yapıdan, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Alevisi, Sünnisi, Ermenisi, Hıristiyanı, Musevisi, Türkü, Kürdü, bu coğrafyanın renklerinden kim varsa hep beraber yeni bir devlet kurduğunu ifade eden Lekesiz, ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni, çağdaş devletlerin olması gereken yapılarıyla da takviye ederek, demokrasimizi her birimizin çabası ve çalışmasıyla daha da olgunlaştırarak, Atatürk’ün emanetinin güçlü omuzlarda sahip bulmasına ilişkin çalışmaları dün dedelerimiz, amcalarımız, babalarımız bugün bizler yapıyoruz, bizden sonra da gençlerimiz yapmaya devam edecekler.’ diye konuştu.Lekesiz, ‘Gelinen noktada hepimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı olmakla övünüyor ve gurur duyuyoruz, bu haklı bir gururdur. Bulunduğumuz coğrafyada Kafkaslar, Ortadoğu, Balkanlar dahil dünya ekonomisi ile entegre olabilmiş aşağı yukarı tek ülkeyiz. Bir anlamda dünya dilini konuşabilen tek ülke biziz, diğer taraftan dünya genelinde kurduğumuz geniş uluslararası ilişkiler ağının ülkemize verdiği güç ve kudret sayesinde, sorunu olan ülkelerin sorunlarının çözülebilmesi için uluslararası kuruluşlardan desteğini istedikleri ülke biziz. Geldiğimiz noktadan hem il olarak hem ülke olarak geriye gitmemek için, sosyal, fiziki, ekonomik ve kültürel enerjimizi heba etmemeli, bir zemin kaymasına izin vermemeliyiz.
 
 
 
 Bu hem ilimiz için hem ülkemiz için de geçerli.’ şeklinde konuştu.İnsanların konuşa konuşa anlaştıklarına vurgu yapan Vali Lekesiz, ‘80 öncesinde konuşma zemini yoktu. Şimdi her birimizin, farklı renklerimizle güzel bir kahvaltı sofrasında buluşuyor ve konuşuyor olmamız çok güzel bir şey. Bir toplumda serbest konuşabilme zemininin olması çok önemli bir nimettir, bunun kıymetini hepimizin bilmesi gerekir.’ dedi.Boğaziçi Üniversitesi’nin 2011 yılında yerli ve yabancı işadamları arasında yaptığı araştırmada, Türkiye’de en çok yatırım yapılmak istenilen illerin Hatay ve Gaziantep olduğunu hatırlatan Vali Lekesiz, ‘Limanımız, iki sınır kapımız, binlerce Arapça konuşabilen girişimci insanımız, yer altı kaynaklarımız, yerüstü zenginliklerimiz, ticaret kabiliyetimiz, demir-çelik sektörünün oluşturduğu yan sanayi, tam sanayi, Amik Ovası ve sunduğu imkânlar gibi pek çok unsur ile, ilimiz yatırımcılar için en gözde illerin başında geliyor. İlimizin dört bir tarafında devasa yatırımlar var. Bunların devreye girmesi ile beraber Hatay alıp başını gidecek.’ dedi.Gezi Parkı olaylarına da değinen Lekesiz, ‘Meşru sınırlar içerisinde demokratik hak ve taleplerin aranması kutsaldır, demokrasilerde bunlar olur, olmalıdır, hatta desteklenmelidir. Ancak meşru sınırlar dışına çıkan tüm gösteriler meşruiyetini kaybeder ve bu sefer hukuksuzluk gibi bir zemine taşır. Talepler haklı olsa dahi, hukuk dışına çıkan gelişmeler artık sizin taleplerinizin makul gözükmemesine, meşruiyet sınırları dışına çıkmasına yol açar.’ dedi.Vali Lekesiz şöyle devam etti: ‘Yaşadığımız olaylar bize şunu gösterdi; Hatay’da yüzyıllardır farklılıklar uyum- ahenk içerisinde yaşar ve ‘bize bir şey olmaz’ yaklaşımı doğru olmakla, bu durum en önemli güç ve enerji kaynağımız olmakla beraber, soğukkanlılığımızı kaybeder ve yanlışlıkların içerisine girersek gelecekte fay hatlarında kırılma olabilir. Böylesi olaylardan güçlenerek çıkmalıyız. Bu, ortaya koyacağımız basiretli yaklaşıma bağlı. Biz yüzyıllardır bu işin üstesinden gelerek, bir arada yaşama iradesini göstermesini bilen bir iliz. Bu barış ortamını daha da güçlendirmek için hangi kesime ne sorumluluklar düşüyor bunu iyi analiz edip, bu işten güçlenerek çıkmalıyız. İl olarak barışı ve huzuru, sosyal ve ekonomik kalkınması, insana verdiği değeri ile esin kaynağı olmaya devam etmeliyiz. Şu ana kadar söylediklerimin muhafazası için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim.’ dedi.