Yağmalanan Hatay ve Erzin Sel Felaketi

    Hatay’da özellikle AKP iktidarından kaynaklanan pek çok konu ve koku var.
Yağmalanan Hatay ve Erzin Sel Felaketi
 Daha önce denetim eksikliğinden gerçekleşen 24 saatlik elektrik kesintilerini, mazot kaçakçılığı, Türkiye’nin en verimli tarım arazisinde termik santral kurma, Suriye iç savaşının Hatay’a getirdiği ekonomik, güvenlik, sosyolojik, asayiş, eğitim ve sağlık sorunlarını sizlerle paylaşmış, çözüm önerilerini de yazmıştım. Bugün Eylül 2014 sonlarında Erzin’de meydana gelen sel felaketinin ve Erzin organize sanayi bölgesi arazisinin perde arkasını aralayacağım.    Bayram sabahı Hatay’ın bir ilçesinde “resmi” bayramlaşmada bölgenin nutuk atmayı pek seven AKP’li vekili Erzin felaketinden bahisle “Devlet-i alinin muhteşem yüzünün” görüldüğünü söyledi. Yanındaki şakşakçılar dışında neredeyse herkes “Bu kadarına da pes!” dercesine münasip yerleriyle bile güldüler. Erzin’e gittiğimde Erzinlilere bu durumu sordum. Aslında Ilıca’nın (Kaplıca da deniyor) dağ eteklerindeki ormanın ağaçlarını kesme ihalesi bu vekilin aracılığıyla bir “yandaşa” verilmiş. Yağmur yağdığında evvelce kesilmiş olan dallar ve kütükler derenin dar bir yerinde sıkışıp önce doğal bir bent oluşturup suyu doldurmuş. Daha sonra bu doğal bent patlayınca afet sel olup gelmiş. Sonuç: 4 kişi öldü, bir kadının ise ne canlısı ne de naşı bulunamadı. Hasar ise hala tespit edilemeyecek kadar büyük. Erzin’in adeta ortasından da geçen bu dere, Ilıca’dan denize kadar hasar vermiş. Eski Adana yolu üzerinde yıllara meydan okuyan köprü bile bu kez selin gadrine uğramış. İşin ilginç yanı bu dere ıslah edilen derenin 4 yerinden patlamış olması. “Bu ıslah edilen dere nasıl patlar?” denildiğinde de kanal haline getirilen derede kullanılan taşların “yeşil, çürük taşlardan” yapıldığı söylendi. Taşlar kimin ocağından dersiniz? Son zamanlarda bölgede nerede bir bit yeniği varsa oradaki taşın altından bu muhterem çıkıyor. Yani bölgenin AKP’li vekili. Onun taş ocağından verilen taşlar kullanılmış. Muhtemeldir ki kanal tamir edilirken gene devlet-i ali bu muhteremin taşlarını satın alacak ve muhteşem yüzünü gene kendisine gösterecektir. Erzin’de Türkmenkızı, Duranoğlu gibi mesire yerleri büyük hasar görmüş. Sel içme suyu borularını kaldırdığı için içme suyu verilemiyor, halk kuyu suyu kullanmak mecburiyetinde. Bazı binaların ikinci katına kadar alüvyon dolmuş. Bir pansiyonun ikinci katındaki balkonu bile sel almış. Tabii ki bu binalardaki hasarda “dere yatağına imar izni” verilmesi yanlışlığı da var. Erzinliler Bayramı buruk geçirdi. Şimdi sel felaketinin yaralarının sarılmasını bekliyor. Bu son felaketten birkaç hafta önce gene sel felaketi yaşanmış, 2 kişi ölmüştü. Erzin’de konu Erzin organize sanayi bölgesine döndü. 100 dönümü ekili olmayan taşlık 140 dönümlük bir saha organize saha için seçilmiş. Vali sahibiyle anlaştı anlaşacak şekilde karşı karşıya geliyorlar. Bu verimsiz arazinin dönümüne 23 bin TL değer biçiliyor. Bu fiyat  o sıra Erzin’de ekili alanların üstünde. Ama arazinin sahibine bölge vekilinin kaşgöz işaretiyle “satma” deyince olmuyor ve vali kızıp dönüyor. Ama başka arazi olmadığından bir yıl sonra aynı arazi aynı maksatla dönümü 225 bin TL’den (10 kat fazlasıyla) satın alınıyor.    Peki bu devletten, daha doğrusu milletten çalınan bu 10 kat fazla parayı arazinin ilk sahibi mi alıyor dersiniz? Ne yazık ki hayır. Tabii ki araziyi “Sakın ha satma!” diyen bölge vekili gene devrede. Onun bir yandaşı alıyor. İşte bunların “Devlet-i alinin muhteşem yüzü” dediği bu. Devleti ve milleti soymak, tabiatı yağmalamak, yaptığı yanına kar kalmak. Ardından da her cümlesinde “Allah” kelamını etmek. Bunun adı Erzinlinin, Hataylının ve Türkiye’deki tüm milletin hakkını çalmaktır! Millete, Hatay’a, Erzin’e ihanet etmektir. Yazıklar olsun! Milletin ve devletin parası, Hataylıların ve Erzinlilerin kumpasla alınan hakkı helal olmasın.  Son Söz: Hatay’da hemşerilerimin derdine derman olacak malzeme oldukça çok. Nasıl ki Tv İstanbul “Taşı toprağı altın” denilerek AKP iktidarının yandaşları tarafından yağmalanıyorsa, benzer senaryo Hatay’da da yaşanıyor. Genel seçimler yaklaştı. Hataylılar ve Erzinliler bu hırsızlıklara ve hırsızlara prim vermemeli,  kendisine yakışanı yapmalıdır.
   Prof.Dr. Celalettin Yavuz,