YAŞANAN OLAYLAR TOPLANTIDA DEĞERLENDİRİLDİ

 Vali Lekesiz, düzenlendiği  Basın Toplantısı’nda, Taksim Gezi Parkı eylemleri ile başlayan ve zaman zaman farklı bir boyut kazanarak ilimizin huzur ve güven ortamını olumsuz etkileyen protesto gösterilerini değerlendirdi.
YAŞANAN OLAYLAR TOPLANTIDA DEĞERLENDİRİLDİ
İl Emniyet Müdürü Ragıp Kılıç ve Jandarma Komutanı J.Albay Hasan Koçyiğit eşliğinde Abdurrahman Melek Toplantı Salonu'nda düzenlenen toplantıda konuşan Lekesiz, hadiselerin birkaç gündür Ali İsmail Korkmaz isimli hemşehrimizin hayatını kaybetmesiyle beraber ilimizde yeniden başladığını hatırlatarak, yaklaşık bir ayı geçen süreçte halkımızın hassasiyetleri gözönünde tutularak, belli alanlarda demokratik hakkın kullanılması şeklinde tezahür eden gösterilerin yapılmasına kolaylık gösterildiğini ve müdahale edilmediğini ancak son günlerde yaşanılanların sevginin, barışın, hoşgörünün merkezi ilimize yakışmadığını söyledi.
-İki Gencimize Allah'tan Rahmet, Acılı Ailelerine ve Sevenlerine Başsağlığı Diliyorum-
Gösterilerde hayatını kaybeden hemşehrimiz Abdullah Cömert’in ölüm sebebi ve failleri ile ilgili olarak adli yönden Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, idari yönden de İçişleri Bakanlığı tarafından tahkikatın sürdürüldüğünü hatırlatan Lekesiz, "Kayıpları hiçbir zaman telafi edilemeyecek olan ve acıları hepimizi derinden üzen iki gencimizin hayatını kaybetmesi henüz sıcaklığını korumaktadır. Bu vesile ile bir kez daha her iki gencimize Allah’tan rahmet, acılı ailelerine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.” dedi.Bu acılar henüz tazeyken izinsiz gösterilerin ve bu gösteriler sonucunda ortaya çıkan kargaşanın daha başka üzücü hadiselerin yaşanmasına sebebiyet verebileceğinin unutulmaması gerektiğine dikkat çeken Lekesiz, “Ülkemizde tüm gösteri ve açıkhava toplantıları 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ile bu Kanun’un uygulanmasına dair yönetmeliğin ilgili hükümleri çerçevesinde icra edilmektedir. Gösterilerin yapılmasına bu zamana kadar kolaylık gösterilmiştir. Ancak göstericiler il merkezindeki Armutlu Mahallesi ve Gündüz Caddesi üzerinde toplanarak Cumhuriyet Meydanı ve başka yerlere gelmek istemektedirler. Haziran ayının başındaki gösterilerde fiili durum yaratılmak suretiyle iki defa bu bölgelere gelinmiş ve ikisinde de ilimizdeki toplumsal barışın zedelenmesine adeta ramak kalmıştır. Bu nedenle güvenlik kuvvetlerimiz tarafından Cumhuriyet Meydanı ve benzeri bölgeye geçişe izin verilmemektedir. Buraya izin verilmesi ve Hatay’ın yüzyıllardır devam eden toplumsal barışının sabote edilmesi, zedelenmesi halinde tüm toplumun soracağı soru şudur: ‘Bunların olabileceğini bu ilin Valisi yok muydu, görmüyor muydu, bu ilin güvenlik görevlileri bu gelişmelerin yaşanabileceğini nasıl öngöremezler, oluşan negatif enerjiyi nasıl hissedemezler de buna izin verirler’ diye haklı olarak kamuoyu tarafından bizler böyle bir soruyla karşı karşıya kalırız. Dolayısıyla yüzyıllardır ilimizde varolan ve kolayına tesisi edilmeyen bu barış ortamının zedelenmemesi, sadece bugünü değil geleceğin de kaybedilmemesi için ilin tamamında ne olup bittiği tarafımızdan görüldüğü için belli bölgelere izinsiz gösteriler yoluyla gelinmesine izin verilmemektedir. İzin verilmemesi üzerine göstericiler güvenlik görevlilerimize cam, taş, molotof, havai fişek, cam ve metal bilyelerle hatta maalesef ateşli silahlarla saldırınca güvenlik güçlerimiz müdahale etmek zorunda kalmışlardır.” dedi.İlimizin huzurundan, birlik beraberlik duygusundan, sevgi ve hoşgörüsünden rahatsızlık duyup, kardeş kavgası yaratmak isteyen kişi ya da yapıların olabileceğine de dikkat çeken Lekesiz, ‘Biliniz ki göstericilerin içinde bunu arzu eden kişiler de var yapılar da.” dedi.Söz konusu gösterilerde bölgede ikamet eden vatandaşlarımızın, esnafımızın, ilçeler arası güzergâhı kullanmak isteyen vatandaşların ve sürücülerin rahatsız edilmesinin kabul edilebilirlik sınırını aştığını vurgulayan Vali Lekesiz, vatandaşlarımızdan Valiliğe ve güvenlik güçlerine yapılan müracaatlardan, yapılan eylemlerden rahatsızlık duyulduğu ve ilimizin sosyal barışını bozacak düzeyde yoğun bir tepkinin oluştuğunu söyledi. Lekesiz, “Bu olayların; günlük hayatın akışını bozduğu, hastası olan, sınavı olan, ticaret yapan, borcu olan insanlarımızı bir sürü olumsuzluğa mahkûm eder hale getirdiği görülmektedir. Eylemlerin yoğun olarak gerçekleştiği mahallelerdeki esnafların, turizm amaçlı otel, restaurant ve işyerlerinin mağdur oldukları, her geçen gün bu mağduriyetlerinin artarak devam ettiği görülmektedir.
 
   
Gerçekleştirilen bu izinsiz gösterilerde Antakya’nın ana arterlerinden biri olan Gündüz Caddesi her eylemde barikat kurularak trafiğe kapatılmış, poşi veya bezlerle yüzlerini gizleyen kişiler tarafından güvenlik güçlerimize; taş, çok sayıda havai fişek, molotof, sapanlarla demir, cam bilyeler, metal somunlar atılmış, ucu topuz keskinleştirilmiş demir çubuklar vesopalarla fiili saldırılar gerçekleştirilmiştir. 03 Haziran 2013’de söz konusu bölgede oradan geçen araçta yapılan aramada 7.65 çapında silah ele geçirilmiştir. Göstericiler tarafından olaylara müdahale eden güvenlik birimlerinin üzerine çatılardan ve balkonlardan 12 kg’lık mutfak tüpü, kızgın yağ, kor halinde kömürler, demir karyola, dolu yağ tenekeleri, su depoları, pala ve biriket atmak suretiyle görevlerini yapmalarına engel olmanın ve onların canına kast etmenin, oradan geçmekte olan göstericilerin de canına kast etmenin izah edilebilir bir tarafı yoktur. Bu eylemlerin demokratik hak arayışı ile bir ilgisi bulunmamaktadır. İlimiz halkının özellikleri ile bağdaşmayacak biçimde göstericiler tarafından çevrede bulunan işyerlerinin reklam panoları, yeni yapılan trafik işaret lambaları, elektrik direkleri sökülüp cadde üzerinde barikat kurularak bunlar ateşe verilmekte ve yakılan ateş sonucunda cadde üzerinde bulunan ağaçlar da maalesef zarar görmektedir. Şüphesi bu saldırılar karşısında güvenlik kuvvetleri görevleri yapmakta ve müdahale etmek zorunda kalmaktadırlar. Aynı şekilde eylemler esnasında nereye ve kime gittiği belli olmayacak biçimde atılan taşların, demir bilyelerin ve yaralayıcı diğer cisimlerin istenmeyen yeni yaralanmalara ve can kayıplarına neden olabileceği de unutulmamalıdır.” diye konuştu.Bütün uyarılara ve sivil toplum örgütleri, kanaat önderleri tarafından yapılan sağduyu çağrılarına karşılık, küçük bir grubun kalabalığın içerisine karışarak onları yönlendirmesi ve provoke etmesi neticesinde istenmeyen ve ilimize hiç yakışmayan hadiseler yaşandığını ifade eden Lekesiz, “İlimizde olayların başladığı günden bu yana; bir gencimiz hayatını kaybetmiş, 3’ü 10 Temmuz, 2’si 12 Temmuz ve 2’si 13-14 Temmuz günlerinde olmak üzere toplam 69 güvenlik görevlisi ve 92 sivil vatandaşımız yaralanmıştır. Yine bu süreçte kamu ve özel mülkiyete ait cam, çerçeve kırılmış, birçok maddi hasar meydana gelmiştir. Kırılan camların yerine yenilerinin takılması mümkündür. Ancak tüm dünya bir araya gelse yitirilen bir canın geri getirilmesi mümkün değildir. Olaylar bu şekilde sürecek olur ise daha başka kayıpların da yaşanabileceği endişesi taşınmaktadır.” dedi.Lekesiz, bazı basın yayın organlarında ‘izinsiz gösteri yapan gruba güvenlik güçlerinin saldırdığı’ şeklinde haksız ithamlar ve gerçekle ilgisi olmayan yayınlar yapıldığını da hatırlatarak, “Oysaki güvenlik güçlerimiz, Haziran ayının başından bu tarafa Gündüz Caddesi üzerinde bulunan ve halk arasında BP Kavşağı olarak bilinen mevkide durmakta ve göstericilerin Uğur Mumcu Meydanı’nda gösterilerini rahatlıkla yapabilmeleri konusunda yardımcı olmaktadır. Oysa göstericilerin Cumhuriyet Meydanı’na doğru yürüyerek, toplumsal barışın zedelenmesine ve telafisi imkansız hallerin ortaya çıkmasına yol açabilecek gelişmelerin yaşanılmaması için izin vermemeleri sonucunda güvenlik güçlerine molotof, havai fişek, taş, cam şişe ve demir bilyeler atarak saldırılmakta ve güvenlik güçleri de bu şartlarda müdahale etmek zorunda kalmaktadır.” diye konuştu.Hatay’ın sevgi, barış ve hoşgörü ikliminin yaşandığı ve bu özelliğiyle de gıpta edilen bir il olduğunu kaydeden Lekesiz, Hatay denilince akla gelen bu güzellikleri korumak için tüm hemşehrilerimiz şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da üzerine düşen sorumlulukları aynı bilinçle yerine getirmelidir. Hatay ilimiz farklı din, mezhep, etnik kökene sahip vatandaşlarımızın yüzyıllardır sevgi ve barış içerisinde yaşadığı müstesna bir ilimizdir. Yaşanılan bu ortamın sadece bugünümüz değil aynı zamanda geleceğimizi de olumsuz etkileyebileceği, Hatay’ın bugün ve gelecekteki toplumsal barışı tehdit eder hale geldiği göz ardı edilmemelidir. Hatay ve Hataylılar bu tür olumsuzluklarla anılan bir imaja mahkum edilmemelidir.” şeklinde konuştu.