İPEK BAKIMCININ KATİLİ NEREDE

<span style="background-color:rgb(250, 250, 250); color:rgb(51, 51, 51); font-family:arial; font-size:11.9999990463257px">Hatay Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av. Meral Asfuroğlu, komisyon &uuml;yeleri ve ge&ccedil;tiğimiz g&uuml;nlerde cinayete kurban giden İpek Bakımcı&rsquo;nın ailesi katıldı.</span>
İPEK BAKIMCININ KATİLİ NEREDE
Başkan Asfuroğlu, ‘Kadın cinayetlerine bir yenisinin daha eklendiğini belirterek açıklamasında şu görüşlere yer verdi, “Bu defa da İpek cinayeti nedeniyle toplandık. 27 yaşındaydı İpek, iki çocuk annesi gencecik bir kadındı. Yüksek Okul bitirmişti. Gerçekleştirmek istediği parlak gelecek idealleri vardı. Yine bir erkek şiddetine kurban gitti. Kadın cinayetleri hız kesmeden artmaya devam ediyor. Daha önce birçok olayda olduğu gibi, hakkında uzaklaştırma kararı alınan katil zanlısı koca, İpeği öldürüp baldızını yaraladı. Eşinin dayaklarına dayanamayan İpek Bakımcı, öldürülmeden kısa bir süre önce polise şikâyette bulunmuştu. Aile Mahkemesi'nce eşine 6 ay süreyle uzaklaştırma cezası verildi. Bu cezaya rağmen kocası, eşini dövmeye devam etti. Yediği dayaklara dayanamayan İpek Bakımcı ailesinin yanına sığındı. Eşi, peşini bırakmadı. İpeğin babasının işlettiği lokantada tartıştığı eşi İpek Bakımcı'yı pompalı tüfekle öldürdü, 25 yaşındaki baldızı Ebru’yu ise yaraladı. Anlatılanlara göre, eşi İpeğe defalarca şiddet uygulayıp, öldürmeye çalışmış. Eşi hakkında şikâyette bulunup koruma isteyen ve evden uzaklaştırma kararı alan İpek, yine de eş cinayetine kurban gitmekten kurtulamadı. Aradan günler geçmesine rağmen İpeğin katili hala yakalanmamıştır. Bu da duyduğumuz acıyı artırmaktadır.   Kadına yönelik şiddetin kaynağı eşitsizliktir. Şiddet en büyük ayırımcılıktır. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi, kovuşturulması ve failin cezalandırılması bir insan hakları sorunudur. Öyle ele alınmalı ve çözüm için bütüncül politikalar benimsenmelidir. Şiddetin cezalandırılması ve şiddetin önlenmesi için yasalar yapmak yetmez. Türkiye'de asgari ihtiyaçları karşılayan yasal düzenlemeler mevcuttur. Buna rağmen şiddet neredeyse katliam boyutunda devam etmektedir. Kadına koruma kararı verilmesi yeterli değildir. Koruma kararının iyi denetlenmesi ve şiddet uygulayanın sıkı takibe alınması gerekir. Karara rağmen şiddet ihmali varsa fiziki koruma dâhil olmak üzere kollukça yeterli ve güçlü bir denetim ve izleme sağlanmalıdır. Şiddet mağdurlarının başvurularında risk/tehlike analizi yeterli düzeyde yapılmamaktadır. En önemlisi bu ülkenin kadın yurttaşlarının birey olarak sahip olduğu insan haklarına saygı duyulması için acilen ulusal bir eylem planı yürütülmelidir.Kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin sebep ve sonuçlarını yıllardır defalarca dile getirdik. Kadınlarla erkekler arası fiili eşitsizlik ve her türlü ayrımcılığın bir sonucu olan erkek şiddetine karşı acil olarak önlem alması gerektiğini belirttik. Sorunun çözümünün toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadına karşı bakış açısının değiştirilmesi gerekliliği olduğu ortadadır. Ülkemizde giderek artan şekilde, kadına yönelik saldırı, kadını ikincileştirme siyaseti sistemli olarak uygulanmaktadır. Yaşanan cinayetlerde bu bakış açısının sonuçlarına tanık olmaktayız. Kadın cinayetlerini işleyenler hak ettikleri cezalarla cezalandırılmamakta, çoğunlukla de haksız tahrik hükümlerinden faydalanarak az cezalarla kurtulmaktadır. Kadın ve çocukların yaşam hakkına yönelen suçlarda ceza indirimi uygulanmamasını istiyoruz.İpek cinayetinde de, diğer kadın cinayetlerinde olduğu gibi, Yargılama sürecinde davaya müdahil olup, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılması için elimizden geleni yapacağız. Kadının İnsan Hakları için mücadelemiz kadın cinayetleri ve şiddet son bulana kadar devam edecektir. İpek cinayeti failinin günledir yakalanamamış olmasını kınıyor, İpek için acil adalet istiyoruz. Hatay Dörtyol’da kocası tarafından öldürülen Fatma Karaca’yı da unutmadık, kadın cinayetlerini unutturmayacağız. Fatma için de acil adalet diyoruz.”