Bakanlardan İskenderun ziyaretleri.

Maliye Bakanı Şimşek: -''Bu ülkenin maalesef komşularına oranla petrol kuyuları, doğalgaz, yeraltı zenginlikleri yok denecek kadar az. Bizim bir tek zenginliğimiz var, o da insandır'' -''Gerçekten şu son teşvikler sonrasında cebinde az biraz kaynağı, fikri olan birisinin yatırım yapmaması bizi hayal kırıklığına uğratır'' -Adalet Bakanı Ergin: ''Ulaşımda, sağlıkta, adalette, eğitimde baktığımızda, Türkiye bir uçtan bir uca bütün altyapısını adeta yeniden inşa etti''
Bakanlardan İskenderun ziyaretleri.
 Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım'la birlikte, işletme hakkı 36 yıllığına Limak Holding'e devredilen İskenderun Limanı'nı ziyaret ederek, incelemelerde bulundu.
     Limana gelişlerinde Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir tarafından karşılanan Bakanlar Şimşek, Ergin ve Yıldırım, incelemelerin ardından kurulan platformda kürsüye çıkarak davetlilere seslendi.
     Maliye Bakanı Şimşek, burada yaptığı konuşmada, İskenderun Limanı'nda yapılan çalışmalardan dolayı Özdemir'i tebrik ederek, ''Bu arada hem Fenerbahçe'nin yükünü taşıyor ki hakikaten ne kadar meşakkatli olduğunu biliyoruz. Bir taraftan da burası bir şantiye, muazzam bir yatırım. Onun için kendisini canı gönülden tebrik ediyorum'' dedi.
     Buradaki yatırımların, ülkenin ve Hatay'ın daha iyi yerlere gitmesi için önemli katkılar sağlayacağını vurgulayan Şimşek, şöyle konuştu:
     ''Çünkü malı üretmek yetmiyor. Malı pazara rekabetçi bir şekilde ulaştırmak gerekiyor. Onun için de tabii ki ulaştırma altyapısı çok önemli. Herkes çok iyi biliyor ki denizden ulaşım çok çok daha ekonomik. Karayollarına, havayollarına, demir yollarına oranla hakikaten denizle ulaşım, maliyet açısından çok çok daha etkili. Onun için İnşallah bu yatırımlar ülkemizi daha da rekabetçi hale getirecek. Ülkemizin uluslararası yarışta rekabet gücünü artırarak katkıda bulanacaktır.
     Tabii ki buradaki faaliyetler sadece İskenderun'u değil, bütün bölgeyi ayağa kaldıracak. Onun için inşallah bundan sonra da yapılacak yatırımlarda hepimiz gereken desteği vereceğiz. Çünkü biz özel sektörün dinamizmine inanıyoruz. Bu ülkenin maalesef komşularına oranla petrol kuyuları, doğalgaz, yeraltı zenginlikleri maalesef yok denecek kadar az. Bizim bir tek zenginliğimiz var, o da insandır. Bu bölgeyi harekete geçirecek aktörler de tabii ki iş adamlarımız, girişimcilerimizdir. Biz de onların önünü açmak için elimizden geleni yaptık. Yapmaya da devam edeceğiz. Türkiye'nin son 10 yılda katettiği mesafe ve yüksek performansın temelinde de bu yeni zihniyet, anlayış var.''    
     -Yeni Teşvik Sistemi-     
     Şimşek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın birkaç hafta önce Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük vergi indirimini açıkladığına değinerek, şunları kaydetti:
     ''Bizim tercihimiz üretimden, yatırımdan, istihdamdan, ihracattan yanadır. Biz şimdi özellikle Türkiye'nin çok temel ve yapısal sorunu olan cari açığı köklü bir şekilde çözmek için stratejik yatırımlar konseptini getirdik. 'İthal ettiğimiz önemli bir ürünü üreteceğim, yüzde 40 katma değeri yerli olarak geliştireceğim' diyen bir yatırımcımıza diyoruz ki; ne gerekiyorsa destek bizden. Siz 100 lira koyuyorsunuz 116 liralık destek veriyoruz. Yani yatırımınızdan daha fazlasını devlet size veriyor. 1 yıl, 3 yıl, 5 yıl değil, 7 ile 12 yıl arasında stratejik yatırımlar için konuşuyorum, kurumlar vergisi neredeyse yok. Yüzde 2. Gelir vergisi yok. Sosyal güvenlik primi neredeyse yok. Arsa mı istiyorsunuz onu zaten biz veriyoruz. Organize sanayi bölgesindeyse bedava veriyoruz. O yetmiyor, fikriniz var, bir miktar birikiminiz var ama yatırıma yetmiyor, kredi almanız lazım. Faizini de kısmen biz ödüyoruz. Bundan daha fazla ne yapılır bilmiyorum- Bir baba bile oğluna, kızına bu kadar destek vermez.
     Gerçekten şu son teşvikler sonrasında cebinde az biraz kaynağı, fikri olan birisinin yatırım yapmaması bizi hayal kırıklığına uğratır. Aslında kendisi için bu hayal kırıklığı. Çünkü o kadar çok destek var ki daha önce maliye hiçbir zaman bu kadar güçlü desteğe 'evet' dememiş. Aslında bunun temelinde, maliye vergiden vazgeçiyor. Gelir, kurumlar vergisi, sosyal güvenlik priminden vazgeçiyor. Sonuçta onların hepsini hazine ödüyor. Neden bunu yapıyoruz. Çünkü biz şuna inanıyoruz. Türkiye'nin geleceği bu türden yatırımlar, üretim ve istihdamda.''
     Şimşek, bundan 10 yıl önce Türkiye Cumhuriyeti devletinin, 100 liralık vergi gelirinin 86 lirasını iç ve dış borç faizine ödediğini anımsattı.
     Geriye kalan 14 lira ile maaş ödemenin, yol, hastane, okul yapmanın mümkün olmadığını ifade eden Şimşek, ''Çünkü kaynak yok. Hatta devletin temel fonksiyonları için de başkasına el açmışız. Bunlar 10 yıl önce olan şeyler. Bugün çok şükür topladığımız 100 liralık verginin sadece 16,6 lirası faize gidiyor. 83-84 lirası hizmete gidiyor'' diye konuştu.      
     -''Geçmişin yaralarını sarıyoruz''-      
     Şimşek, Türkiye'nin milli gelirini 10 yılda 230 miyar dolardan 770-780 milyar dolara çıkarmasının önemli hamleler sonunda gerçekleştiğini belirtti.
     Şimşek, 1990'da milli gelirin 198 milyar dolar olduğunu, 10 yıl sonra yine aynı konumda, hatta 11 yıl sonra ciddi şekilde aşağıda bulunduğunu, son 9-10 yılda yapılan hizmetlerin ise son 60 yılda küresel anlamda dünya ekonomisinin yaşadığı en büyük krize rağmen başarı sağladığını vurguladı.
     Bunun temelinde özel sektörü ön plana çıkaran bir anlayış bulunduğunu ifade eden Şimşek, şöyle devam etti:
     ''Geçen yıl 9 milyar dolar ek bütçe verdik. Van'daki deprem yaralarını sarmak için ilave 2 milyar dolar verdik. Eğitime, sağlığa harcadık. Bütün bunlara rağmen geçen sene bütçe açığı 17 milyar lira ile kapandı. Bu ilave harcamaları yapmasaydık genel devlette Türkiye Cumhuriyeti bütçesi fazla verecekti. Ama biz memleketin altyapısı, eğitimi, Ar-Ge'sine öncelik verdik. Son 9-10 yılda olduğu gibi bu yıllarda da geçmişin yaralarını sarmaya çalışıyoruz. Yapılan projeler ülkenin ekonomisini ayağa kaldıracaksa onları desteklemek bizim görevimizdir. Vergi oranlarını artırmadan biz memleketin önünü açma konusunda kararlıyız.''      
     -Adalet Bakanı Ergin-     
     Adalet Bakanı Sadullah Ergin de bugün büyük bir mutluluğu hep birlikte yaşadıklarını belirterek, uzun yıllar mücadelesi verilen ve bugüne erişmek için çokça gayret gösterilen bir süreçten sonra liman alanında faaliyetin başlamasının kendilerini sevindirdiğini ifade etti.
     Ergin, bu sevincin bir miktar da buruk olduğunu çünkü gecikmiş bir faaliyetin başladığını vurgulayarak, yıllar yılı uğraşıldığını, özellikle yargı bürokrasisinden kaybedilen zamanın hem bölge hem de ülke için önemli bir potansiyeli belli bir süre kullanılamamış durama getirdiğini söyledi.
     Türkiye'nin çok önemli merhalelerden geçtiğine dikkati çeken Ergin, ''Türkiye bir uçtan bir uca tüm altyapısını değiştirdi, geliştirdi. Ulaşımda, sağlıkta, adalette, eğitimde baktığımızda, Türkiye bir uçtan bir uca bütün altyapısını adeta yeniden inşa etti. Bugüne kadar hizmet etmiş herkese, taş üstüne taş koyana şükran borçluyuz. Ama son 9,5 yılda Türkiye'nin katettiği mesafeyi görmek zorundayız'' diye konuştu.
     Türkiye'deki gelişmelerden Hatay'ın da istifade ettiğini anlatan Ergin, bu istifade de çokça emeği ve gayreti olan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım'a teşekkür etti.
     Maliye Bakanlarının, kabinenin ''yüzü soğuk bakanları''ndan olduğunu belirten Ergin, şöyle devam etti:
     ''Bakanlar, milletvekilleri, bürokratlar, kaynak aktarıp bölgeye yatırım yapmak isterler. Maliye bakanları da bütçenin dışına çıkılmaması, bütçe disiplinin delinmemesi açısından o kaynakları ekonomik kullanmak adına bir miktar kıskanç davranır. Ama ben Sayın Şimşek'e teşekkür ediyorum. İlimiz, bölgemiz söz konusu olduğunda Sayın Şimşek gerçekten rantabıl, verimli projeler için elinden gelen gayreti gösteriyor. Diğer yandan Hatay'ın karayolu, demiryolu ve özelde de hava ulaşımı noktasında çok büyük desteklerini gördüğümüz hükümetimizin atom karıncası Binali Yıldırım'a da özel bir teşekkür ediyoruz. Bugün Türkiye'nin cennet köşesi İskenderun'dayız. Fonda Amanos dağları ve ormanları görüyorsunuz. Yanı başımızda Akdeniz'in masmavi suları. İskenderun Körfezi ve limanının içerisindeyiz. Bu güzellikler üretime, verime, ülke ekonomisine katkı sunan zenginlikler. Bugünden itibaren limanda henüz yatırım faaliyetleri yeni başlamış olmasına rağmen limanın hareketlenmesi, denizi hareketlendirdi. Denizin hareketlenmesi karaya çıkan yükün naklini hareketlendirdi. İskenderun'u, Dörtyol'u, Payas'ı hareketlendirdi. Ama yatırım tamamlandığında sadece İskenderun'un değil bütün ilin ve komşu illerin, bölgenin cazibe merkezi ve oralara katma değer getiren bir işletmesi haline gelecek.''
     Ergin, Hatay'ın, Türkiye'nin önemli demir çelik yatırımlarını bağrında barındıran bir bölge olduğunu ifade ederek, ''Yeni gelişim alanlarına ihtiyaç duyuyoruz. Yatırım yapmak isteyen çok ciddi gruplar, iş adamlarımız var. Ama maalesef arazi üretmekte zorluklarımız var. Sayın bakanlarımız, bu bölge için önemli olan, havzayı açacak çok önemli bir can damarı olacak bir projeyi bize müjdeleyecekler. Bunu kendilerinden bekliyorum. Bu gerçekleştiği zaman, İskenderun için de Hatay için de diğer tüm yerleşim alanları için de çok önemli bir sosyoekonomik merkez ortaya çıkacak'' dedi.