BUĞDAY SAPIYLA GELEN ÜNÜ SINIRLARI AŞTI

BUĞDAY SAPIYLA GELEN ÜNÜ SINIRLARI AŞTI -HATAYLI 75 YAŞINDAKİ NİYAZİ KÖLEOĞLU, BUĞDAY SAPLARINI BOYAYIP ŞEKİL VEREREK YAPTIĞI EŞYALARLA ÜNÜNÜ YURT DIŞINA TAŞIDI -KÖLEOĞLU: ''BU SANATIN YOK OLMAMASI İÇİN YENİ NESİLE ÖĞRETMEK İSTİYORUM''
BUĞDAY SAPIYLA GELEN ÜNÜ SINIRLARI AŞTI
İsmihan Özgüven - Buğday saplarını örerek çeşitli eşyalar yapan Hataylı Niyazi Köleoğlu'nun ünü, yaptığı eşyalarla sınırları aştı.
     Hatay'ın Altınözü ilçesine bağlı Altınkaya beldesinde eşiyle birlikte geleneksel el sanatı olan sepet örücülüğünü yaşatmaya çalışan Köleoğlu (75), AA muhabirine, 51 yıldan bu yana bu işi yaptığını söyledi.
     Daha önce çiftçilikle geçimini sağladığını ifade eden Köleoğlu, bir merakla başladığı sepet örücülüğünde adeta iğneyle kuyu kazarak çok iyi noktalara geldiğini kaydetti.
     Beldelerinde herkesin bu işi bildiğini, ancak kimsenin kendisi gibi sabır gösterip devam etmediğini vurgulayan Köleoğlu, emeğinin karşılığını geç de olsa almaya başladığını söyledi.
     Buğday zamanı kendi tarlasından en iyi sapları toplayarak ayırdığının altını çizen Köleoğlu, şöyle devam etti:
     ''Özenle topladığım sapları, evde kök boyalarıyla değişik renklere boyuyorum. Daha sonra bunları büyük bir sabır ve emekle örüp, sepet, çanta ve duvar süsü yapıyorum. Yıllardır bu şekilde el emeği göz nuru ile yaptığım ürünlerle ailemin geçimini sağladım. Bütün her şeyimi buğday sapına borçluyum. Şu an Türkiye'nin hemen hemen her iline gidip fuarlara katılıyorum. Kentimi farklı yerlerde tanıtmaya çalışıyorum. 75 yaşımda olmama rağmen çalışma aşkım asla bitmedi. Sıkılmadan bir gün bile 'of' çekmeden sapları örüp güzel eserler ortaya çıkarıyorum. Bazen kendimi kaybedip hiç uyumadan bu işi yapıyorum.''
     Mesleğini eşinden öğrendiğini, kendisinin de çocuklarına öğrettiğini ifade eden Köleoğlu, yarım asırdır yaptığı iş sayesinde ününün sınırları aştığını, 2003 yılında da Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan kendisine ''sepet örücüsü'' kartının verildiğini kaydetti.
     Yaptığı eserlerle Yunanistan, Bulgaristan, İran Irak, Fransa başta olmak üzere Suudi Arabistan'a gittiğini anlatan Köleoğlu, Belçika, Kore ve ABD'den çeşitli fuarlara katılması için kendisine davetiye geldiğini belirtti.
    
     -ÖĞRENMEK İSTEYENLERİ BEKLİYOR-
    
     Kendisinin ölümünden sonra bu sanatın yok olmasından korktuğunu vurgulayan Köleoğlu, ''Bu sanatı yok olmaması için yeni nesile öğretmek istiyorum. Gelecek kursiyerlerden hiçbir para istemiyorum. Ayrıca onlara yemeklerinin yanı sıra kalacak yer vermeye de hazırım. Tek isteğim bu sanatın benden sonra da devam ettirilmesi'' diye konuştu.
     Köleoğlu, yaptığı eşyaların 5 ile 50 TL arasında değişen fiyatlardan satışını gerçekleştirdiğini kaydetti.