ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI DİNÇER HATAY'DA

 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, ''Ekonomik olarak bir puanlık büyümemiz demek, aşağı yukarı yüzde yarımlık bir istihdam demektir. Bu ise 100 ile 120 bin insanın istihdam edilmesi anlamına gelir'' dedi.
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI DİNÇER HATAY'DA
 Dinçer, Ottoman Otel'de düzenlenen ''Uluslararası Mesleki Eğitim Çalıştayı''nın açılışında yaptığı konuşmada, ülkenin en önemli sorunlarından birinin işsizlik meselesi olduğunu söyledi.
     İşsizlik meselesinin yapısal özelliklerinin iki boyutunun bulunduğunu ifade eden Dinçer, bunlardan birini nüfusun genç olması ve diğerini ise her yıl çok yüksek sayıda genç nüfusun iş gücü piyasasına katılmasının oluşturduğunu kaydetti.
     Türkiye'nin uzun yıllar ortalaması dikkate alındığında yüzde 5-5,5 civarında bir büyüme hızına sahip bir ülke durumunda olduğunu belirten Dinçer, 2009 yılındaki kriz ve ekonomik küçülmeye rağmen, son 8 yıllık ortalamada yine yüzde 5 civarında bir ekonomik büyüme gerçekleştiğini ifade etti.
     2010 yılında ise yüzde 8,9 gibi oldukça yüksek sayılabilecek bir büyümenin gerçekleştiğini vurgulayan Dinçer, şöyle devam etti:
     ''Bizim ekonomik olarak bir puanlık büyümemiz demek, aşağı yukarı yüzde yarımlık bir istihdam demektir. Bu ise 100 ile 120 bin insanın istihdam edilmesi anlamına gelir. Ortalama ekonomik olarak yüzde 5 büyüyorsanız, 550-600 bin civarında insana istihdam sağlıyorsunuz demektir. Uzun yıllar ortalamasına baktığımızda Türkiye'de yaklaşık her yıl 750 ile 800 bin gencimiz çalışma çağına gelip iş gücü piyasasına arz oluyor. İşsizlik sorununun çözülebilmesi için çok yüksek bir büyüme hızına erişmemiz hem de ekonominin istihdam dostu bir büyümeyle oluşmasını sağlamamız gerekiyor.''
 
 
     
     -''2023 YILINDA İŞSİZLİK YÜZDE 5'LERİN ALTINA İNECEK''-
    
     2009 yılında tüm dünyada ekonomik krizden sonra sosyal krizin ortaya çıktığını ve işsizliğin arttığını belirten Dinçer, birçok ülkede işsizlik oranının ikiye hatta üçe katlandığını, Türkiye'de ise aynı yıl istihdamın artmasına karşın, işsizlik oranlarının da arttığını kaydetti.
     Dinçer, 2008 yılında yüzde 10,5 civarında olan işsizlik oranlarının 2009 yılı sonu itibariyle yüzde 14'ün üzerinde gerçekleştiğini belirtti.
     Geçtiğimiz yıl bir milyon 317 bin insana istihdam sağladıklarını vurgulayan Dinçer, ''Yüzde 8,9'luk büyüme göz önüne alındığında bu bir puanlık ekonomik büyüme karşılığı aşağı yukarı 148 bin istihdam sağlandığı anlamına geliyor. Piyasanın esnekleştirilmesiyle ilgili daha alabileceğimiz çok sayıda tedbir var. Piyasayı esnekleştirecek, işe giriş-çıkış maliyetlerini azaltacak tedbirleri almayı başarabilirsek yüzde 6'lık büyümeyle bile Türkiye'de en azından işsiz stokunu artırmayacak bir istihdam kapasitesine, potansiyeline erişmiş olacağız. Bunun başarılacağını düşünüyorum. Bütün bu tedbirleri alacağımızı var sayarak 2023 vizyonunu belirlerken işsizlik oranını yüzde 5'lerin altına inecek şekilde tasarlayıp stratejiler tespit etmeyi düşünüyoruz'' diye konuştu.
     İşsizlik sorunun ikinci bir boyutunun da mesleksizlik sorunu olduğunu ifade eden Dinçer, şunları kaydetti:
     ''Maalesef ülkemizdeki işsizlerin yüzde 60'dan daha fazlası lise ve daha altı bir eğitime sahiptir. Türkiye'de şiddetle bizim sanayi ve iş dünyasının ihtiyaç duyduğu uzmanlaşmış insanlara ihtiyaç var. Mesleki eğitime çok önem vermeliyiz. Dünyanın gelişmiş ülkelerinin pek çoğunda mesleki eğitim alan ortaöğretim öğrencilerinin oranı yüzde 60'ların üzerinde 70'lere yakın. Türkiye'de ise yüzde 50'lerin altındadır. Mesleki eğitime yönlendirmek bile yeterli olmuyor. Bunun için daima eğitim yapılan bir yaklaşım tarzı ortaya konuluyor. Pek çok ülkede yüzde 15'e varan hayat boyu öğrenme programları uygulanırken bu bizde yüzde 2 civarlarında. 2023 vizyonunda hayat boyu öğrenme programlarını yüzde 8 ve üzerine çıkarmayı hedefliyoruz.''
    
     -''ÜNİVERSİTE MEZUNLARININ İSTİHDAM ORANI YÜZDE 70'LERDE''-
    
     Ülkede eğitim arttıkça istihdam edilme oranının da arttığını vurgulayan Dinçer, üniversite mezunlarının istihdam edilme oranlarının yüzde 70, 72 civarlarında olduğunu, bunlar arasında kadın erkek farklılığının da görülmediğini bildirdi.
     Mesleki eğitimin piyasa ihtiyaçlarına uygun olmadığını ifade eden Dinçer, şöyle devam etti:
     ''Sanayide çok büyük açık pozisyonlar varken bir dünya gencin iş aradığını görüyoruz. İş dünyası ile mesleki eğitim arasındaki uyumu sağlayacak özel programlarımız oldu son iki yıldır. Birincisi eylem planı olarak hazırladığımız, mesleki eğitimle iş dünyasının ihtiyaçlarını uygun hale getirecek eğitim istihdam işbirliğini artırma eylem planı oldu. Bu daha çok Mesleki Yeterlilik Kurumu, İŞKUR, YÖK, Milli Eğitim ve Sanayi Bakanlığı ile ortaklaşa yürüttüğümüz bir program olarak var. 2010 yılında eylem planını yürürlüğe koyduk bu yıl sonuna kadarda bu planın ilk adımı gerçekleştirilmiş olacak.
     Bu eylem planı kapsamında, Mesleki Yeterlilik Kurumu vasıtasıyla artık son iki yıldır ülkemizin meslek standartlarını belirlemeye başladık. Mesleğin gerektirdiği nitelikleri tanımlıyoruz. Bunu da piyasa aktörleriyle birlikte gerçekleştiriyoruz. Tanımlanmış meslek standartlarına uygun bir müfredat oluşturulacak, böylece piyasayla irtibat artacak. Bu eylem planının sonucu olarak meslek liselerinde ve meslek öğreten üniversite bölümlerinde öğrencilerin staj imkanlarını artıracak tedbirler alıyoruz.''
 

     
     -UMEM'LE YILDA 200 BİN KİŞİ İSTİHDAM EDİLECEK-
    
     Torba Kanuna kadar 20 ve daha fazla eleman çalıştıran işletmelerde staj yapma imkanı bulunduğunu, her yıl 250-260 bin civarında meslek lisesinden, meslek yüksek okullarından ise 650 bin civarında öğrencinin mezun olduğunu belirten Dinçer, yaklaşık 900 bin gencin meslek yüksek okulu ve liselerden mezun olduğunu kaydetti.
     Türkiye'de yaklaşık 80 bin civarında 20 ve daha fazla personel çalıştıran işletme bulunduğunu, mezun olan öğrencilerin 10'una bir işletme bile düşmediğini, işverenlerin de maliyetler nedeniyle staj yapma meselesine çok sıcak bakmadığını vurgulayan Dinçer, çok kez ''evrak üzerinde staj yapmıştır'' belgeleri verilerek çocukların mezun edildiğini söyledi.
     Staj imkanını 10 ve daha fazla eleman çalıştıran işletmelerde yapılmasıyla ilgili bir düşüncelerinin bulunduğunu, ancak bunun 5 ve daha fazla eleman çalıştıran işletmelerde yapılmasının daha uygun olacağına karar verdiklerini belirten Dinçer, ''Türkiye'de 10 ve daha fazla eleman çalıştıran işletme sayısı 160 bin, 5 ve daha fazla eleman çalıştıran işletme sayısı 270 bin civarında. Yıllık olarak mezun edilen öğrencinin üçte birine istihdam sağlayacak işletme sahibiyiz'' dedi.
     Mesleki eğitim ve iş dünyası arasında uyumu sağlayacak çok özel bir proje geliştirildiğini bunun da Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezi (UMEM) Projesi olduğunu belirten Dinçer, bununla mesleki eğitimle ilgili koordinasyon yapma görevini ticaret ve sanayi odalarına bıraktıklarını kaydetti.
     Projeyle direksiyon başına iş adamlarını oturttuklarını belirten Dinçer, stajyer ve kursiyer olarak yaklaşık 30 bin civarında yılın ilk üç ayında müracaat olduğunu belirtti. Yıllık olarak projeyle 200 bin kişiyi eğitim vererek, istihdam etmeyi amaçladıklarını söyledi.
     İŞKUR Genel Müdürü Kemal Biçerli de çalıştay da, ''İŞKUR İstihdam Politikaları, Mesleki Eğitim Faaliyetleri ve İstihdama Etkisi'' konusunda sunum yaptı. Biçerli'nin sunumu sırasında elektriklerin sık sık kesilmesi nedeniyle sıkıntı yaşandı.
     Toplantıda Vali Mehmet Celalettin Lekesiz, Antakya Belediye Başkanı Lütfü Savaş, Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Antakya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Mehmet Ali Kuseyri ve İŞKUR İl Müdürü Ahmet Bulanık, mesleki eğitim ve kentteki yatırımlar ve işsizliğin giderilmesiyle ilgili konuşma yaptılar.
     Etkinliğe AK Parti Hatay Milletvekili Fevzi Şanverdi, sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı.