ERYILMAZ IN GENEL KURUL KONUŞMASI

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, Süleyman Şah Türbesi'ni âdeta kaçarak terk etmenizden dolayı bu ülkeye yaşattığınız zaferden dolayı sizleri kutluyorum!
ERYILMAZ IN GENEL KURUL KONUŞMASI

 "Zafer" dediğiniz böyle olur! Tam AKP Hükûmetine yakışır bir zafer! Aslında, biz bu zaferleri daha önce de yaşamıştık. Gezi eylemlerinde gençlerimiz katledilirken yine zafer yazmıştınız, yine bu ülkeye zafer yaşatmıştınız. Bakın, değerli arkadaşlar, Süleyman Şah Türbesi'ni âdeta kaçarak terk etmenizin sebebinin ne olduğunu biliyor musunuz? Büyük müttefikiniz ABD'yle yapmış olduğunuz eğit-donat politikasının bir sonucudur Süleyman Şah Türbesi'nin kaybedilmesi.  Ve bu eğit-donat politikasıyla dört yıldır silahlı gruplara vermiş olduğunuz destekle döktüğünüz kan yeterli gelmemiş, yeni yeni katliamlar sürecine imza atacak bir protokolün daha altına imza attınız. Amerika diyor ki: "Biz komşu ülkelerde mevcut olan IŞİD'le mücadele edeceğiz, gelin beraber mücadele edelim." Bir koalisyon oluşturmuş ama Recep Tayyip Erdoğan "Ben bu protokole bir şartla imza atarım: Biz de IŞİD'le mücadele ederiz ama Suriye'den ve diğer ülkelerden getireceğimiz muhalif grupları Türkiye'de eğitip, silahlandırıp Suriye'ye, Irak'a savaşmaya gönderdiğimizde oradaki devlete karşı, oradaki yönetime karşı da savaşacaklar." dedi ve bunu da mutabakata ekledi.      Şimdi, ben size soruyorum: Biz hepimiz Müslüman'ız; ABD'li askerler gelecek, Türkiye'de, Türk ordusunun karargâhında militanları, teröristleri eğitecek, donatacak ve "Gidin, Suriye'de Müslüman kardeşlerinizi öldürün." diyecek. Şimdi, siz bunu bizim inancımızın neresine oturtuyorsunuz, ben size soruyorum? Bakın, bu sadece inançla ilgili, ahlakla ilgili bir sorun değil arkadaşlar, sizin altına imza attığınız bu eğit-donat politikası aynı zamanda Ceza Kanunu'muzun 168, 169, 171, 313, 314 ve 315 maddelerine açıkça aykırılık oluşturuyor. Bunun dışında, Terörle Mücadele Kanunu'muzun 3, 4 ve 7 maddelerine açıkça aykırılık oluşturuyor. Bu da yeterli değil, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler bünyesinde uluslararası terörle mücadele kapsamında imzalamış olduğumuz 12 tane anlaşma ve protokole de aykırılık oluşturuyor ve Birleşmiş Milletlerin o imzalanan protokollerinde o protokole aykırı hareket edenlerin nerede yargılanacağını da düzenlemiş; Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Lahey Adalet Divanıdır.      Bakın, AKP milletvekillerine sesleniyorum ve burada tarihe not düşme adına söylüyorum: Bu eğit-donat mutabakatı Türkiye'yi dünyanın en tehlikeli terör örgütünün bir numaralı hedefi hâline getirmiştir. Bugün, bu mutabakatla birlikte Türkiye sadece IŞİD'in hedef tahtasına oturmamış, aynı zamanda hem iç hukuktaki ceza müeyyidelerini hem de uluslararası hukuktaki ceza müeyyidelerini ihlal etmiştir. Bundan sonra, IŞİD ya da türevlerinin sırf bu anlaşmadan dolayı bu ülkede gerçekleştireceği bütün terör eylemlerinden AKP Hükûmeti ve AKP Grubu sorumlu olacaktır.     Açık, net söylüyorum. MİT'in kısa bir süre önce Emniyete gönderdiği bir ihbar yazısı var, diyor ki: " 3 bin IŞİD militanı Türkiye'ye girmiş, hücre tipi bir yapılanma içindedir. Ankara, İstanbul ve sınır illerinde eylem gerçekleştirecektir." Peki, o MİT'e sormazlar mı "Kardeşim, bu 3 bin militan, dünyanın en tehlikeli militanı bu ülkeye girdiği zaman sen ne yapıyordun?" diye. Değerli arkadaşlar, söyleyecek sözümüz çok. Özet olarak şunu söyleyeyim: Recep Tayyip Erdoğan ve Davutoğlu'nun çantasında tükenen imparatorluk hayallerinden başka hiçbir şey kalmamıştır.