HRANT DİNK ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE HATAY DA ANILDI

İHD, KESK, HDK, ÖDP; Halk Cephesi, Halkevleri, DİSK üyeleri Hrant Dink’i ölüm yıldönümünde gerçekleştirdikleri eylemle andılar.

HRANT DİNK ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE HATAY DA ANILDI
19 Ocak 2007 tarihinde katledilen Ermeni Yazar Hrant Dink’i ölüm yıldönümünde anmak ve geçtiğimiz gün sendika temsilcilerinin ve bazı sanatçıların polis tarafından gözaltına alınmasını protesto etmek için basın açıklaması düzenlemek isteyen KESK, İHD, HDK, ÖDP, Halk Cephesi, Halkevleri ve DİSK Genel İş Sendikasının oluşturduğu platform, polis engeline takıldı. Saray Caddesi’nde pankartlı ve sloganlı yürüyüş yapılmasını istemeyen polis ekipleri, platform üyelerinin önünü keserek yürüyüşlerini durdurdu. Platform üyeleri ile polis arasında bir saati aşkın süren pazarlık esnasında gergin anlar yaşandı. Yaşanan gerginlikte Çevik Kuvvet ekipleri biber gazı kullanmak için hazır hale getirilirken, platform üyeleri de kararlılıklarını göstermek için biber gazına karşı limonla önlem aldılar.
 Yaşanan gerginliğin ardından basın açıklaması, yürüyüş yapılmadan gerçekleştirildi.Platform adına basın açıklamasını okuyan Elif Şahin, “Anadolu toprakları yıllardır kanla, karanlıkla, esaretle kuşatılıyor. Egemenler yıllardır bu topraklarda her şeyi yok ederek, halkları katlederek yaşayacaklarını düşünüyorlar. Ne zaman egemenlikleri sarsılsa, bu toprakların halklarını, işçi ve emekçilerini, devrimcilerini, aydınlarını, öğrencilerini, bu toprakların en güzel insanlarını katlediyorlar. Korkularını, halklara, işçi ve emekçilere yayarak çürümüş düzenlerini ayakta tutmaya çalışıyorlar. Onlar, 19 Ocak 2007’de, bundan tam 6 yıl önce, bu topraklarda halkların kardeşliğinin en iyi savunucularından, en cesur aydınlarından biri olan, Apharik’imiz, yoldaşımız Hrant Dink’i katledenlerdir.”
 Avukatların tutuklanmasının demokrasiyi ayaklar altına almak olarak değerlendiren Şahin, “Tamamen hukuksuz bir şekilde yapılan operasyon ileri demokrasi nutukları atan AKP’nin kendisi gibi düşünmeyen tüm kesimleri hedef tahtasına koymakla kalmayıp toplumsal muhalefetin savunma hakkını da bertaraf etmeyi amaçladığını göstermektedir. Diğer taraftan onlarca avukat hala cezaevinde iken ÇHD gibi Türkiye’nin en köklü hukuk kurumlarından birisinin keyfi bir şekilde aranmaya tabi tutulması hukukun tamamen ayaklar altına alındığını göstermektedir. Avukatların dahi hukuk güvenliğinin olmadığı bu ülkede, vatandaşların hak ve özgürlüklerinden bahsedilemeyeceği açıktır” dedi. Yapılan basın açıklamasının ardından platform üyeleri, hiçbir gerginlik yaşanmadan dağıldılar.