KALABALIKLAR İÇERİSİNDE YALNIZ BİR ŞEHİR

Ülkemizin her parçası bizim için birbirinden değerlidir. Hiçbir noktası diğerlerinden daha az değerli değildir, bir karış toprağına zerrece zarar gelsin istemeyiz.
KALABALIKLAR İÇERİSİNDE YALNIZ BİR ŞEHİR
Cumartesi birkaç saatliğine Kilis'teydim. Caddeleri turlarken halkta büyük bir tedirginlik ve korkunun hâkim olduğunu gördüm.Saraydan Sorumlu Başbakan Yardımcısının ziyareti esnasında  roketin düşmesiyle,   apar topar valilik binasını terk etmesi boşuna değil.Halk, yoldan gelip geçenlere şaşkın ve tedirgin bakıyordu. Acaba bu gelen kişi keşif yapmaya mı geldi?  Malum, teröristler cep telefonu kullanarak karşıya konum gönderiyor, bildirilen yer bombalanıyor.Tabi burada asıl korkunç nokta, bu insanların ellerini kollarını sallayarak şehrin göbeğinde yer tespiti yapabilmeleri. Hani Ortadoğu’da uçan kuştan haberimiz vardı? Hani Suriye’yi santim santim izliyorduk! Adamlar senin il merkezini bombalıyor, ruhun duymuyor.Herhangi bir ses duyulduğu an herkes korkuyla camlara, pencerelere koşuyor. Öyle sıradan bir durum değil. Terör ortamı veya silahlı çatışma olan bir yerde eve kapanır kurtulursun. Ama burada durum çok farklı. Hemen burnunuzun dibinden beş kilometre ötedeki sınırdan “nereye düşeceği belli olmayan” roket atılıyor ve düştüğü an öldürüyor. Halkın yaşadığı ile resmî açıklamalar birbirinden çok farklı. Zaten atılan roketlerin haber değeri ancak televizyonlarda  altyazıyla geçecek kadar! Bu roketler ne zaman durur? Sanılmasın ki bu grupların ellerindeki füzeler bitecek ve duracaklar.Füzeleri temin edenler “Vazifeniz bitti yeter” deyinceye kadar bombalamalar devam edecek. Peki onlar ne zaman dur diyecek? Asıl hedef belli, uzatmaya gerek yok.Şehirde gördüğüm giriş çıkış kontrol noktalarında bekleyen ve devriye atan  polisler değişik bir halet-i ruhiye içindeydi. Üzerlerinde çelik yelek vardı. Sanki çelik yelek roketten koruyacak. Çarşıda gezerken ilginç bir şey daha dikkatimi çekti. Genel olarak ticari hayat neredeyse durmuşken, esnaf boş otururken halk can havliyle gıda stoklarına akın etmiş durumda. Marketlerin gıda, sebze-meyve reyonları ve pazarlar yoğun ve hareketli.Belli ki halk korkuyla evlerine kapanmak ve gıda malzemeleri stoklayarak günü kurtarma derdinde. Kilis halkını en çok bezdiren şey; yetkililerce destek ve moral veren hiçbir açıklamanın yapılmaması, ilgililerin vurdumduymazlığı ve kendilerini sahipsiz hissetmeleri.Komik gelecek ama füzelerin düşmesini engellemek ve çözüm üretmek yerine yaptıkları tek şey, AFAD’ın “Halkın Roket Mermisi Düşmelerine Karşı Alacağı Tedbirler” adlı broşür bastırıp halka dağıtmak!Bir de muhteşem çözüm olarak “Evlerin güney cephesinde bulunan odalarda oturmayın” uyarısı!Tahliye süreci yaşayan Kilis’te çevre illerde yakını, akrabası ve tanıdığı olan herkes şehri terk etti. Kimisi de gideceği yer olmadığından veya gitse de tutunamama korkusuyla bir iş yapamayacağından gidemedi. Ayrılanların bir kısmı ümitsizce ve bitkin halde tekrar geri evlerine, Kilis’e döndüler.Bürokrasi kesimi de zaten yıllardır sürgün yeri olan Kilis’ten bir an önce kaçıp kurtulma derdinde. Buradan yetkililere seslenerek şunu söylemek isteriz. Kilis’i hafife almayın. Bir terör örgütünün roketlerle dövdüğü bu şehri yalnız bırakmayın. Ortaya çıkacak sonuçlar, televizyonların alt yazısıyla geçiştirilecek kadar basit değil.“Roket atanları koordine eden”lerin Kilis sonrası atacakları  adımları  aklımıza bile getirmek istemiyoruz.Acil kalıcı çözümler üretilmeli ve caydırıcı tedbirler alınmalı. Allah beterinden saklasın...
Dr. Necmettin Çalışkan