Kışa Girerken Isınan Doğu Akdeniz

    Türkiye’nin doğusunda ve yükseklerde kar yağdı, kış geldi. Akdeniz ikliminin hâkim olduğu bölgelerde de ara sıra ısıran soğuklar kışın gelmekte olduğunu hatırlattı.
Kışa Girerken Isınan Doğu Akdeniz
Buna karşılık Doğu Akdeniz ve Ege’de siyasi hava ısınmaya başladı. Daha 9 Kasım 2014 günü Deniz Kuvvetleri Komutanı Orsamiral Bostanoğlu (Bülent Paşa), Kıbrıs civarındaki Rumların deniz tabanında yaptıkları petrol-doğalgaz arama çalışmalarında Türkiye’nin ve Kıbrıs Türklerinin haklarının savunulacağını, olabilecek en açık şekilde söyledi.    Bülent Paşa, bir deniz subayı olarak Türk-Yunan ve Kıbrıs sorunlarını en ayrıntılı bilen komutanlardan biridir. 1995-1998 döneminde Atina’da askeri ataşelik yapmış, 2000-2002 döneminde Genelkurmay Yunanistan-Kıbrıs Daire Başkanlığı yapmıştır. Bu görevi sırasında Şube Müdürü olarak görev yaptığım, Deniz Harp Okulu’ndan bir sınıf üstüm olan Bülent Paşa, ortada fol yok yumurta yoksa konuşan biri de değildir. Yani medyatik olmayı sevmez, olura olmaza konuşmayı sevmez. Bu sebeple angajman kurallarıyla ilgili şu konuşması dikkatle izlenmelidir:“Angajman kuralları Başbakanlık tarafından Genelkurmay Başkanlığına, Genelkurmay da Deniz Kuvvetleri Komutanlığına devredilmiş durumda. Biz bu konuda herhangi bir durumla karşılaştığımız takdirde verilen angajman kuralları çerçevesinde hareket edeceğiz!” Doğu Akdeniz’deki “Mavi Balina-2014 Tatbikatı”na da katılan komutan, “Türk Deniz Kuvvetleri, Barbaros Hayrettin Paşa Araştırma Gemisini yakından korumakta ve destek sağlamaktadır. Diğer taraftan da Güney Kıbrıs Rum yönetimi tarafından kiralanan sondaj gemisini 9 kilometre mesafeden takip etmektedir!” derken, aynı anda bölgeyle ilgili çok önemli bir toplantı da Kahire’de yapılıyordu.Yunanistan Başbakanı Samaras, GKRY LideriAnastasiadis ve Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’deki üçlü zirvenin ardından ortak basın toplantısında Doğu Akdeniz’deki deniz sahalarının paylaşılması konusunda açıklamalarda bulundular. Sisi, 2003’te GKRY ile Doğu Akdeniz’deki münhasır ekonomik bölge sınırlarının belirlenmesi konusunda imzalanan anlaşmadan bahisle, Yunanistan’la da benzer bir anlaşmanın çalışmalarının hızlandırılacağını söyledi. Üç ülke de Türkiye’yi hedef alan açıklamalarıyla dikkat çektiler. Türkiye’ye Kıbrıs’ın (GKRY) münhasır ekonomik bölgesinde Barbaros Hayreddin araştırma gemisiyle sürdürülen çalışmalara derhal son verilmesi, gelecekte de benzer çalışmalardan kaçınması çağrısı yapıldı. Bu üçlü zirve öncesinde, Eylül 2014 sonlarında Yunanistan, Mısır ve Kıbrıs Rum yönetimi dışişleri bakanları, Lefkoşa’da bir araya geldiler ve Türkiye’ye Barbaros Hayreddin Paşa araştırma gemisinin bölgedeki sismik çalışmalarına son vermesi, GKRY’nin münhasır ekonomik alanına girmemesi çağrısında bulunmuştu.Türkiye, GKRY’nin İsrail ve ABD firması Noble ile 2011 yazından beri Kıbrıs’ın güneyindeki deniz dibi sahalarında sürdürülen petrole doğalgaz arama çalışmalarını “Bölgede deniz sahalarının paylaşılmadığı” tezi ve gene çıkarılacak kaynakların paylaşımında Kıbrıslı Türklerin de hakkı olduğu gerekçesiyle karşı çıkmaktaydı.Türkiye, önce Piri Reis araştırma gemisini, sismik cihazları olmaksızın Deniz Kuvvetlerinin himayesinde bu bölgeye sevk emiş, daha sonra da deniz tabanında sismik araştırmalar yapabilen Barbaros Hayreddin araştırma gemisi satın alınarak, bölgede araştırma yapılmaya başlanmıştır. GKRY Lideri Anastasiadis, Ekim 2014’ün ilk haftası, 2 yıllık aradan sonra başlayan Kıbrıs’taki “İkili Görüşmeler”den çekildiklerini bildirmiş, Yunanistan’ın desteğini de almıştı. Son Söz: AKP iktidarı yanlış politikasıyla Doğu Akdeniz’de dost ülke bırakmadı. Bundan sonra GKRY ve Yunanistan’ın aralarında yapabilecekleri Doğu Akdeniz’deki deniz sahası anlaşmasına itiraz edip, dünyaya ilan etmelidir. Tabii ki “Balyoz, Kafes, Ergenekon” gibi saçmalıklarla perişan ettiği Türk Silahlı Kuvvetlerini onarmaya da çalışmalı, deniz sahasıyla ilgili konularda Genelkurmay ve Deniz Kuvvetlerinin görüşlerini dikkate almalıdır!
Prof.Dr. Celalettin Yavuz