REFİK ERYILMAZ & M.ALİ EDİBOĞLU BASIN AÇIKLAMASI

Değerli Basın mensupları; Bugün burada Hatay Valisi Celalettin Lekesiz’in, İçişleri Bakanlığı’na gönderdiği Suriye’deki IŞİD terör örgütüyle ilgili uyarı dolu bir raporu kamuoyu ile paylaşmak için bulunuyoruz. 

REFİK ERYILMAZ & M.ALİ EDİBOĞLU BASIN AÇIKLAMASI

 Hala Hatay Valimiz tarafından tekzip  edilmeyen bu açıklama aslında bizim 3 yıldır dile getirdiğimiz gerçeklerin, yani malumun ilanıdır. Hatay Valisi Celalettin Lekesiz’in, İçişleri Bakanlığına gönderdiği raporda;  İran, Irak, Lübnan ve Mısır dışındaki ülke vatandaşlarının IŞİD’e katılmak için Suriye’ye geçişlerde genelde Türkiye topraklarını ve özellikle Hatay sınırlarını kullandığını belirtti.İçişleri Bakanlığına gönderilen ve birçok yaygın medyada da yayınlanan rapora göre, Türkiye üzerinden Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütüne katılımlar konusunda, IŞİD’in Türkiye’yi ‘tağut’ (kafir) ilan ettiğini belirten Lekesiz, “ABD’nin 11 Eylül’den sonra izlediği politikayı biz de izleyelim ve yabancı mücahitlerin Suriye’ye illegal geçişini engelleyelim” ifadesine yer verdiğini öğreniyoruz.  IŞİD’in sınır illerindeki faaliyetleri konusunda İçişleri Bakanlığına gönderdiği bu özel yazıda  Vali Lekesiz; Suriye’deki çatışma bölgelerine katılmak amacıyla diğer iller ve yabancı ülkelerden Hatay’a gelenlerin Reyhanlı’nın sınır köyü olan ve 30 mart seçimleri sonrası mahalleye dönüşen Bükülmez, Kuşaklı, Beşaslan’ı, Altınözü’de Hacıpaşa’yı, Yayladağı bölgesinde ise Güveçci’yi kullanarak sınır kaçakçıları vasıtasıyla illegal olarak Suriye’ye geçiş yaptığını belirtti.Suriye’deki çatışma bölgelerindeki IŞİD üyelerinin sınır hattından Hatay ve ülkeye yönelik; bomba yüklü araç, adam kaçırma ve sınır birliklerine dönük eylem duyumları alındığını da belirten Lekesiz, raporunda IŞİD’in faaliyetlerine de geniş şekilde yer verdi.Değerli Basın Mensupları; Suriye krizinin başladığı Mart 2011 yılından bu yana Dünyanın dört bir yanından “cihad” adı altında gerek kandırılarak- cennet vaat edilerek,  gerekse para verilerek getirilen lejyoner ve cahil güruh, Suriye’de savaşın şiddetinin  artmasına yol açtığı gibi bu  yaptıkları vahşi katliamların özellikle sınır illerimize ve Türkiye’ye etkilerinin olacağını ve Türk dış politika uygulayıcılarının bu vahşi cihadçı grupları desteklememeleri yönünde sürekli uyarmaktaydık. Maalesef bugün bu söylediklerimizin bir bir doğru çıktığını ve Türkiye’nin Suriye politikasının duvara tosladığına şahit olmaktayız.Sayın Valinin basına yansıyan bu raporda belirttiği “Işıd eylemlerinin seyri Türkiye’ye dönecek” tespiti bizim yıllardır dile getirdiğimiz çağrılarla örtüşmektedir. Ancak esefle belirtmek isterim ki; yaptığımız bütün  uyarılarımız  hükümet yetkilileri tarafından önemsenmedi.Daha dün gece Antakya’da mühendislik yapan Mahmut AKÇİL adlı vatandaşımız yanında çalışan 3 Suriyeli kaçak işçi tarafından, kendi evinde öldürülmek istenmiştir. Maalesef Antakya’da pek çok iş düşük ücretlerle çalışan Suriyeli kaçak işçiler tarafından yapılmakta ve bu durum vatandaşlarımız ile Suriye kökenli işçiler arasında yer yer kavgalara sebep olmaktadır. Komşularının ifade ettiğine göre, Mahmut AKÇİL yanında çalışan 3 Suriyeli ile dün akşam (4 Mayıs) Harbiye’de yemeğe gitmiş, yemeğin ardından, Antakya-Harbiye yolu yakınındaki Fikret Beyaz sitesinde bulunan Mahmut AKÇİL’in evine giden Suriyeliler geceyi burada geçirmiştir. Sabaha karşı Mahmut AKÇİL’in odasına giren 3 Suriyeli bıçakla saldırdığı vatandaşımızın boğazını kesmeye çalışmış, boğazından yaralanan Mahmut AKÇİL, saldırganlarla boğuşarak evden kaçmalarını sağlayarak canını zor kurtarmıştır. Aldığımız son bilgilere göre vatandaşımız Devlet hastanesinde yoğun bakımdadır. Saldırgan iki muhalif Suriyeliden birisi yakalanırken diğerlerinin arandığını öğrenmiş bulunuyoruz. Vatandaşımıza acil şifalar diliyor, faillerin bir an önce yakalanıp cezalandırılmalarını ümit ediyorum.Tehlike artık kapımıza dayanmıştır. Mülteci, cihatçı ve kaçak işçi sorunuyla birlikte kentte güvenlik tehdidi had safhaya ulaşmıştır. Bu, kentimizde yaşanan ilk saldırı değil. Eylül ayında Antakya’nın merkezinde bir taksi şoförünün Suriyeli katiller tarafından boğazı kesilmişti. İskenderun’da aynı şekilde, Suriyeli cihatçılar tarafından yurttaşlarımızın boğazları kesilerek katledilmişti. Daha birkaç ay önce Yayladağı ilçesinde bir Suriyeli Türkmen aynı katiller tarafından ailesinin gözlerinin önünde kaçırılarak öldürülmüştü. Bir hafta önce iç çamaşırı satan esnafımız aynı katiller tarafından ölümle tehdit edilmişti. Bölgemizde yaşanan bu acı bilançonun baş sorumlusu AKP hükümetidir. O halde ülkemizin ve bölgemizin daha fazla kaybetmemesi için her zaman barışı, diyaloğu öne çıkarmalı, yeni bir Sevr batağına düşmeden ve ağır bedeller ödemeden Suriye konusunda yanlıştan acilen dönülmelidir.

    Dr.M.Ali EDİBOĞLU-Hatay Mv.                  Av.Refik ERYILMAZ-Hatay Mv.