Türk Eğitim-Sen’den MEB Önüne Siyah Çelenk

Türk Eğitim Sen  Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne siyah çelenk bırakarak, eğitim sistemini ve çıkarılan Yönetici Atama Yönetmeliğini protesto etti. 
Türk Eğitim-Sen’den MEB Önüne Siyah Çelenk
 Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanan Türk Eğitim Sen üyeleri, burada bir de açıklama yaptılar.Üyeler adına açıklamayı yapan Türk Eğitim Sen Hatay 2 no’lu Şube Başkanı Ahmet Akça, MEB Yasası ve akabinde çıkarılan Yönetici Atama Yönetmeliği ile Milli Eğitim Bakanlığı tarihindeki en büyük kadrolaşma yapıldığını öne sürdü. Akça; “Sözüm ona paralel yapıyı tasfiye etmek için 4 yılını dolduran okul müdürleri, müdür başyardımcıları, müdür yardımcıları, il milli eğitim müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri, il milli eğitim müdür yardımcıları ve MEB’de üst düzey yöneticiler olmak üzere tam tamına 76 bin yöneticinin görevlerine son verilmiştir. Ancak bu şekilde iktidarın MEB’de kendi paralel yapısını oluşturduğu görülmektedir. Şunu söyleyebiliriz ki; okulların büyük bir kısmı ise iş bilmez, torpilli, yandaş okul müdürlerine emanet edilecektir” dedi.Milli Eğitim Bakanlığı’nda 4 yılını tamamlayan 7 binin üzerinde okul müdürünün neye göre puan verildiği belli olmayan bir değerlendirmeyle görev sürelerinin uzatılmadığını kaydeden Akça; “MEB’de müdür kıyımı yaşanmıştır. Hem de öyle bir kıyım ki; siyasi görüşü ve ideolojisi iktidara ters düşen, sendikal tercihini yandaş, candaş, sırdaş sendikadan yana kullanmayan, yalakalığıyla değil, bilgisi, becerisi, başarısı, tecrübesiyle o koltukları hak eden okul müdürleri birer birer tasfiye edilmiştir. Bu durum yönetici soykırımı olarak MEB tarihine geçecektir. Bu yapılanlar darbe dönemlerini hatırlatmaktadır. Ancak darbe dönemlerinde, 28 Şubat’ta dahi böylesine bir kıyım yaşanmamıştı”diye konuştu.Puanlamalarda ciddiyetsizliğin de had safhada olduğunu savunan Akça, emekli olanlara, kurum değiştirenlere, vefat edenlere, şu anda müdür olmayanlara 75 ve üzerinde puan verilerek görev sürelerinin uzatıldığını belirtti. Akça; “Hatta daha da trajikomik olanı geçici ilçe milli eğitim müdürleri kendilerine puan vermişler. Hem de öyle böyle değil, 95-100 puan vermişler!
Örneğin Karabük’te Türk Eğitim-Sen’in 1 ay önce vefat eden üyesi 75. Yıl Karabük Anadolu Lisesi Müdürü Murat Adnan Üren’e 100 tam puan verildi. Üren 4 yıl önce müdür rotasyonunda merkezden ilçeye, okuldan okula sürgün edilmişti. Bu tür çok sayıda örnek bulunmaktadır” dedi.MEB Yasasının ardından çıkarılan Yönetici Atama Yönetmeliğiyle müdür başyardımcısı ile müdür yardımcılarının müdür tarafından belirlenecek olmasının da büyük bir handikap olduğunu vurgulayan Akça; “Bu kez okul müdürleri ayrımcılık yapacak, istediği kişileri yakın çalışma arkadaşı olarak seçecektir. Okul müdürleri tercihlerini yaparken, başarıya, bilgiyle, tecrübeye değil, başka unsurları göz önüne alabilecektir. Öte yandan göreve ilk kez atanacak müdürlerde de torpilin biri bin para olacaktır. Çünkü Yönetici Atama Yönetmeliğine göre göreve ilk kez atanacak müdürler sözlü sınava tabi tutulacaktır. Sözlü sınav torpil demektir, adam kayırma demektir, usulsüzlük demektir.Görüldüğü üzere bu yasa ve yönetmelik baştan aşağı sakattır ve tamamen kadrolaşma üzerine inşa edilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı “hiç kimsenin hakkı yenmeyecek”, “hak edenler müdür olacak”, “kriterler getiriyoruz” şeklinde açıklamalar yaparak başta eğitimciler olmak üzere Anayasa Mahkemesini ve tüm kamuoyunu kandırmıştır. Bu kadar yandaşlık, ayırımcılık, kadrolaşma kokan uygulamalara fırsat vermemek için Anayasa Mahkemesi Türkiye’nin hukuk devleti olduğunu herkese gösterecek bir karar vermelidir” dedi.Eylem hazırlığında olduklarını da duyuran Akça; “Şunları da belirtmek istiyoruz ki; sendikamız tıpkı geçmişte olduğu gibi bugün de kadrolaşmanın, yanlış uygulamaların, haksızlıkların peşini bırakmayacaktır. Bugün Milli Eğitim Bakanlığı ve İl Milli Eğitim Müdürlüklerine önüne siyah çelenk bırakıyoruz. Okullar açıldığında ise Ankara merkezli geniş katılımlı bir eylem yaparak, gerekirse diğer sendikalarla ortaklaşa iş bırakma eylemi yaparak adaletsizlikleri, adam kayırmaları en yüksek perdeden dile getireceğiz. İsterse 550 milletvekili ile iktidar olsun hiç kimse kendisini hukukun üstünde görmemeli, adalet sağlayacağız diyerek yola çıkarken, adaletsizliğin başı olmamalı, devlet içinde paralel yapıdan şikâyet ederken, kendi paralel yapısını oluşturmamalı, kendi çıkarları doğrultusunda yasalar, yönetmelikler ihdas etmemelidir” dedi.