ÜRETİCİLİKTEN MADENCİLİĞE GİDEN ÖLÜM YOLU!

Soma’da 10 yıl önce geçimini tarımdan sağlayan nüfus bugün artık madenci. Tarımın bölgede yaşadığı dramatik daralma Somalılara madencilik dışında seçenek bırakmıyor.
ÜRETİCİLİKTEN MADENCİLİĞE GİDEN ÖLÜM YOLU!
tarlasera dergisi 301 maden emekçisinin hayatını kaybettiği Soma’da faciaya giden yolculuğun izini sürdü. Ve çok ilginç sonuçlara ulaştı.Manisa Soma’da bulunan kömür madeninde yaşanan patlamanın ve 301 maden emekçisinin yaşamının kaybetmesinin üzerinden tam 45 gün geçti. Yaşanan facianın hemen sonrasında aylık tarım ve kültür dergisi tarlasera bölgeye gitti, Soma’da meselenin konuşulmayan kısmını; Soma ve tarım gerçeğini araştırdı. Derginin Haziran sayısında yer alan habere göre, bir zamanların pamuk, tütün, buğday, arpa, zeytin ve kuru fasulye şehri olan Soma için artık tarımsal üreticilik çok uzaklarda kalmış durumda. Hatta Soma’da tarım yerini maden ocaklarına bırakırken, yaşanan facia dahi bu durumu değiştirecek gibi durmuyor. tarlasera dergisi Haziran sayısında yer alan haber, yaşanan bu duruma dair acı gerçekleri su yüzüne çıkarıyor. Marmara iklimine benzeyen serin karakterli iklimiyle Soma, Ege’nin diğer tarımsal üretim bölgelerinden farklı bir yere sahip bulunuyor. Soma’nın yüksek ve engebeli arazileri geçmişte pamuk, tütün, buğday, arpa, zeytin, kuru fasulye başta olmak üzere geniş bir ürün deseni ile üreticiliğe imkân sağlarken, kentte sanayileşme ve tarımsal arazilerin imara açılması sonun başlangıcını oluşturmuş gözüküyor. Soma’nın tarımla ilişkisine ölümcül darbeyi ise sekiz yıl önce kapatılan tütün fabrikası indiriyor. Fabrikanın kapanmasından sonra bölgedeki üreticiler hızla zeytinciliğe yöneliyor. Bu seferde karşılarına planlama sorunları ile boğuşan tarım gerçeği çıkıyor ve zeytinleri para kazandırmıyor. Madenciliğe yönelmek zorunda kalan Soma’da tarımsal üretim her geçen yıl geriliyor. Öyle ki 2000’li yıllardan önce bin 500 dönüme yakın kuru fasulye ekimi yapılan Soma’da geçen yıl yalnızca 60 dekar kuru fasulye ekimi gerçekleşiyor. Soma ve çevresinde kurulu bulunan madenlerde çalışanların büyük oranı geçmişte üreticilik yapan insanlardan oluşuyor. tarlasera dergisinin görüştüğü Mehmet Emin Tunçer bu sürecin yakın tanıklarından. Soma doğumlu ve Soma’da faaliyet gösteren az sayıdaki zirai bayilerden biri olan Soma doğumlu Tunçer “Geçmişte burada üretici olarak kabul ettiğimiz vatandaşlar kıt kanaat geçinen insanlardı. Ama desteklerin çekilmesi, TEKEL’in kapanması, kuş gribi yüzünden tavuklarının imha edilmesiyle tarım neredeyse bitirildi. İnsanlar kendi kendine yetiyorken muhtaç duruma düştü.” diyor. 20 yıl önce Mardin’den Soma’ya göç eden Edim Kına’nın çocuklarından ikisi madende çalışıyor. Tarımla uğraşan oğlunun mecbur kaldığı için madencilik yaptığını söyleyen Kına yaşananlara çok sinirli ve artık oğlunun madene inmesine izin vermeyeceğini söylüyor. Kömür ocaklarından 20 yıl önce emekli olan Veli Yıldız ise madencilikteki düzenli maaşın ve sağlık güvencesinin cezp edici olduğunu söylüyor. Yıldız, artık insanları tarıma geri döndürmenin çok zor olduğunu dile getiriyor. tarlasera’nın konuştuğu bir başka isim de Soma faciasında üç yakınını birden kaybeden Recep Avcu. Kendisi de 21 yıl madenlerde çalışmış olan Avcu şunları söylüyor: “Bir kişinin üç tane çocuğu varsa, evini geçindirmek için iki tanesi madende çalışmak zorunda. Benim oğlum da madende bir kaza geçirdi. Ama şimdi yine madende çalışıyor. Kaza yaşayan bir arkadaşı örnek vereyim: Tütün ekiyor olmuyor, zeytin üretiyor olmuyor. Zeytinyağını 3 yıldan beri satamadığını söylüyor. Geçen sene 55 TL’ye buğday satmış. Mazot giderlerini karşılayamıyor. Tarım yüz güldürmediği için madeni tercih ediyor.” Soma Ziraat Odası’na kayıtlı yaklaşık 6 bin üretici bulunuyor. Bölgede bugün hala yetiştirilen en önemli ürünler olarak zeytin ve salçalık/kurutmalık olarak değerlendirilen tarla domatesi öne çıkıyor. Eski tütün arazilerinin yerine dikilen zeytinliklerin çoğu ise henüz sadece 7-8 yaşında. Meyve verimleri de bu yüzden henüz oldukça kısıtlı. Bir zamanların tarım kenti olan Soma’da insanlar tarımın artık kârlı bir iş olmadığını düşünüyor. Özellikle Somalı gençlerin tarım yerine madeni tercih etmesinin nedeni de bu düşünce. Somalı pek çok genç erken askerlik görevini bitirdikten sonra, tüm risklerine karşın madende çalışmaya başlıyor. Çünkü düzenli bir maaş alacağını düşünüyor. Bölge için tarımın tekrar cazibe merkezi olabilmesinin tek yolunu da devletin bu konuda atacağı adımlar oluşturuyor. Somalıların bugün için en büyük dilekleri de bu adımın kısa sürede atılıyor olması.